(2004 S. K. m. 67) (3095 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.04.2005 tarih ve 2004/439 - 2005/296 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken 25.11.2002 tarihinde yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, ihraç edildiği yıla ait bilançonun 13.04.2003 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında kabul edildiğini, müvekkili tarafından kooperatife yapılan ödemelerin tahsili amacıyla icra takibine başlanıldığını ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunması sonucu takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, aksine davacının ihraç edildiği tarihte müvekkiline 32.249.120.000 TL gecikme cezası borcu olduğunu, davacının öncelikle bu borcunu ödemesi gerektiğini, davacının alacağı olmadığından faiz talebinin de tamamen haksız bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ihraç edilen ortağın gecikme cezalarından sorumlu tutulamayacağı, ihraç tarihine kadar yapılan ödemelerin 16.700.000.000 TL olarak hesaplandığı, davacının icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünün kanıtlanamadığı, bu nedenle icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine vaki itirazının 16.700, 00 YTL asıl alacak ve icra takip tarihi olan 24.03.2004 tarihinden itibaren işleyecek %30 oranını aşmamak üzere 3095 sayılı Yasa'nın 1. maddesi uyarınca belirlenecek yasal gecikme faizleri yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ait ana para ve işlemiş faiz taleplerinin reddine, alacak likit bulunduğundan davacı yararına icra inkar tazminatı olarak 6.680 YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, ortaklık ilişkisi sona eren davacının yaptığı ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. Ayrılan ortağa iadesi gereken miktar ödenen aidatların toplamı kadar olmayıp davacının ayrıldığı yıla ait genel giderlerden payına düşen miktarın ayrılma payından düşülmesi gerekir. Buna göre davacıya verilecek çıkma payının hesabında davacıya düşen genel gider payının indirilmesi sonucu bulunan miktarın hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde yaptığı tüm ödemeler toplamının hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacının ortaklıktan ayrıldığı yıla ait bilançonun 13.04.2003 tarihli genel kurulda kabul edildiği ve genel kurulda ortaklığı sona erenlere yapılacak geri ödemelerin geciktirilmesi yönünde herhangi bir karar alınmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda tip ana sözleşmenin 15 nci maddesinde ayrılan ortakların haklarının bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verileceği düzenlendiğinden bu sürenin bitimi tarihinde kooperatifin ana sözleşme hükmü gereğince kendiliğinden temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Buna göre davalı kooperatifin davacının istemi gibi 14.05.2003 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile bu tarihten itibaren faizle sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçe ile takip tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy