(CMR m. 6, 9, 36)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.10.2004 tarih ve 2001/883-2004/877 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, E
Vitrifiye Sağlık Gereçleri San. ve Tic. A.Ş.nin İsviçre'den ithal ettiği kimyevi kalıp malzemesinin İsviçre-İzmir taşımasının her türlü taşıma rizikolarına karşı müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, davalılar tarafından üstlenilen taşıma sonucu malların hasarlandığını ve hasarın tam ziya olarak kabulü ile sigortalıya 17.045.248.000 TL hasar tazminatı ödenmek suretiyle yasal halefiyete hak kazanıldığını ileri sürerek söz konusu miktarın davalılardan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M
Dış Tic. ve Nak. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin taşımadan dolayı sorumlu olmadığını, sorumluluğun taşıma işini fiilen üstlenen ve yerine getiren davalı O
K
'ya ait bulunduğunu, taşıma işinin O
K
'ya ait ve idaresindeki araç ile yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı N
AG şirketine izafeten O
Denizcilik ve Nakliyat Ltd. Şti. vekili, taşıma işinin ilk nakliyeci olarak davalılardan M
Dış Tic.ve Nak. Ltd. Şti.ne verildiğini, bu şirketin de taşımayı İsviçre'de mukim N
AG'den talep ettiğini, N
AG'nin de taşıma işini O
K
firmasına verdiğini ve taşımanın O
K
firması tarafından bu firmaya ait vasıtayla yapıldığını, bu itibarla ilk ve son taşıyıcı konumunda bulunmayan ve fiili olarak hiçbir taşıma işlemi yapmayan N
AG firmasına karşı dava açılmasının kanunen mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı O
K
vekili, müvekkilinin taşımayı yapan araçların maliki, işleteni ve sürücüsü olmadığını, emtianın gerekli ambalajdan yoksun bulunmasının kusurunun müvekkiline atfedilemeyeceğini savunarak müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, navlun faturasının tahsilatını yapan M
Dış Tic. ve Nak. Ltd. Şti.nin hasarla ilgili olarak birinci muhatap ve sorumlu olduğu gerekçesiyle anılan davalı yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı N
AG Den. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın ise reddi ile sürücü olarak aleyhine dava ikame edilen O
K
'nın sürücü olduğunun belirlenemediği gerekçesiyle bu davalı yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yurt dışından yapılan CMR hükümlerine tabi taşıma sonucu emtiada meydana gelen zararın rücuan tazmini istemine ilişkindir. Davaya konu taşımaya ilişkin olarak düzenlenen ve dosyaya noterce tasdik edilmiş çevirisi sunulmayan 11.08.2000 tarihli taşıma senedinde taşıyıcı olarak N
AG ve O
K
'nın isimlerinin geçtiği anlaşılmıştır. CMR'nin 6. maddesine göre taşıyıcı adı taşıma senedinde belirtilmesi gereken hususlardan olup, anılan Konvansiyon'un 9. maddesi uyarınca da bu senet taşıma sözleşmesinin kurulduğuna, koşullarına ve yüklerin taşıyıcı tarafından teslim alındığına karine teşkil etmektedir. Nitekim, davalılardan N
AG şirketine izafeten davaya yanıt veren O
Ltd. Şti. vekili tarafından yapılan savunmada, davaya konu taşıma işinin M
Dış Tic. ve Nak. Ltd. Şti.ne tevdi edildiği, bu şirket tarafından da İsviçre'deki N
AG taşıma şirketinden taşımanın talep edildiği, N.. AG'nin de bu işi taşımayı fiilen gerçekleştiren O
K
firmasına tevdi ettiği, N
AG'nin ilk ve son taşıyıcı olmadığı belirtilmiş, yine davalı M
Dış Tic.ve Nak. Ltd. Şti. vekili tarafından yapılan savunmada da taşımayı fiilen üstlenen ve yerine getirenin davalı O
K
olduğu belirtilmiş olup, davalı O
K
vekili tarafından yapılan savunmada ise kusurun kendilerinde olmadığı, emtianın gerekli ambalajdan yoksun bulunmasının müvekkiline atfedilemeyeceğinin belirtilmiştir. Bu durumda tüm davalıların savunmaları ile dosyada mevcut taşıma senedi içeriği değerlendirildiğinde davalılar davaya konu taşıma işinde taşıyıcı konumunda olup, davanın anılan taşıma senedine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre haklarında aynı zamanda dava açılması CMR'nin 36. maddesi uyarınca mümkün bulunmaktadır. O halde mahkemece, davalılar N
AG ve O
K
yönünden de anılan taşıma senedi, tüm davalı tarafların savunmaları ve CMR hükümleri dikkate alınarak hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde haklarındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy