(1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 341, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.05.2006 tarih ve 2003/431-2005/168 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.10.2006 gününde davacı avukatı Ferda Kardelen ile davalılar avukatı Ö. Asım Livanelioğlu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Faruk Nafiz İpekçioğulları'nın davacı kooperatifin 2002-2003 yıllarında müdür, diğer davalıların ise yönetim kurulu başkan ve üyesi olarak görev yaptığını, usulsüz harcamalar, gerçek dışı faturalar gibi istemlerle davalıların haksız kazanç elde edip kooperatifi zarara uğrattığını ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte toplam 89.642. YTL'nin ihtar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla TTK. nun 341. maddesi gereğince, dava açılması yönündeki genel kurul kararından itibaren 1 ay içinde murakıplar tarafından sorumluluk davası açılması gerektiğini, iş bu davada ise dava şartlarının bulunmadığını, müvekkillerince yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların 04.03.2000-26.04.2003 döneminde görev yaptığı, 26.04.2003 tarihli genel kurulda davalı yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ibra edilmemesine, 21.03.2004 tarihli genel kurulda da haklarında dava açılmasına karar verildiği, her ne kadar 2000 ve 2001 yıllarına ilişkin genel kurul toplantısında davalı yöneticiler ibra edilmiş ise de, ibraya konu işlemlerin dayanakları ile birlikte denetime elverişli şekilde ayrıntılı olarak genel kurullarda ortaya konulmadığı, soyut nitelikteki bu ibra ile davalıların sorumluluktan kurtulamayacağı, davalıların görev yaptıkları dönemde kooperatifte yeterince ve sürekli olarak para olmasına rağmen SSK, vergi, elektrik vs. borçlarının geç ödenmesi nedeniyle uğranılan zararda ihmallerinin; kasa hesabında bulunan paraların yeni yönetime teslim edilmemesi dolayısıyla meydana gelen zararda ve avans hesabında yapıldığı iddia edilen harcamalar nedeniyle ortaya çıkan zararda kasıtlarının; alüminyum, hafriyat ve dolgu imalatı, kooperatife ait olmayan telefon ödemesi, taşıt bakım onarım gideri ile taşıt satış ilan gideri ve benzin harcaması nedeniyle ağır kusurları bulunduğu, dolayısıyla bu faaliyetlerde davalı yöneticilerin basiretli iş adamı gibi davranmadıkları gerekçesiyle, toplam 88.764. YTL'nin belirtilen tarihlerden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dava, davacı kooperatifin önceki müdür ve yönetim kurulu üyesi olan davalıların kooperatife verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili, kasada bulunması gereken 15.270.309.826. TL'nin bulunmadığını iddia etmiştir. Davalılar ise, işçilerin asgari ücretten çalıştırılıyor gibi gösterilmesine rağmen kendilerine daha fazla ücret ödendiğini, bunun da genel kurullarda tartışıldıktan sonra kendilerinin ibra edildiğini, bu harcamalara dair makbuzların bulunduğunu savunmuşlardır. 06.04.2002 tarihli genel kurulda gündemin 4. maddesinde bilançoda görünen faturasız belgelerin harcamasının işçilik giderleri olduğu açıklanmış ve yönetim kurulu yapılan oylama sonunda ibra edilmiştir. Bilançoda açıkça gösterilmeyen kalemler hakkındaki ibranın sorumluluk davası açılmasına engel olmayacağı kabul edildiği halde, işbu olayda olduğu gibi, bilançoda gösterilen ve genel kurulda açıkça tartışılan bir konuda verilen ibra kararı sonrasında, ibra edilen eylemden dolayı sorumlular hakkında sorumluluk davası açılması mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece, 06.04.2002 tarihli genel kurulda kabul edilen bilançoda yer alan faturasız harcama miktarının ne kadar olduğu belirlenerek, bu miktar yönünden ibra edilen yönetim kurulu ile müdür hakkındaki bu kaleme ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
3-) Davacı vekili, kooperatif ile ilgisi olmamasına rağmen yemek, yol, araç tamiri, telefon ödemelerinin de kooperatif kasasından yapıldığını iddia etmiştir. Kooperatif ile ilgili işlerin yürütülmesi açısından, kooperatife ait bir taşıtın bulunmadığı tartışmasızdır. Yapılan inşaatın yerleşim yerine uzaklığı da gözetildiğinde, ilgililerin ve işi denetleyenlerin zaman zaman inşaat alanına gidip gelmesi için ulaşım giderinde bulunulması makul bir davranıştır. Ayrıca, yine inşaatın durumu ve denetimi açısından gerektiğinde telefon görüşmesi yapılması da olağan bir davranıştır. Ancak, davalı yöneticiye ait telefon faturasının icra takibi sonrası ödenmesi dolayısıyla yapılan fazla ödemeler, yine yöneticiye ait aracın satışı için verilen ilan giderleri gibi giderlerin kooperatif kasasından ödenmesi doğru değildir. Mahkemece, ulaşım için yapılan benzin ve telefon giderlerinden makul bir miktarın kooperatif adına yapıldığının kabulü ile, bu miktarı aşan kısımdan davalıların sorumlu olacağı gözetilerek, buna göre hüküm kurulması gerekirken, bu giderlere ilişkin miktarın tümünden davalıların sorumlu tutulması doğru değildir.
4-) Davacı vekili, SSK, TEDAŞ ve Vergi Dairesi'ne olan borçların zamanında ödenmemesi nedeniyle davacı kooperatifin çok fazla gecikme cezası ödemek zorunda kaldığını belirterek, fazladan ödenen miktarın davalılardan tahsilini istemiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere, işçilere ödenen faturasız harcamalar bulunmaktadır. Bu harcamaların yer aldığı tarih de gözetilerek, SSK, TEDAŞ ve Vergi Dairesi'ne ödenmesi gereken paraların son ödeme tarihlerinde kasada yeterli miktarda para bulunup bulunmadığı belirlenerek, buna göre davalıların sorumlu olup olmayacağının tespiti gerekirken, (2) numaralı bentte belirtilen harcamalar dikkate alınmadan kasa mevcudunun tespit edilmesi ve kasanın müsait olduğuna kanaat getirilmesi doğru görülmemiştir.
5-) Davacı kooperatif vekili, gerçekte ödenmediği halde ödenmiş gibi görünen hafriyat, kum, çakıl serilme ve dolgu gibi giderlerden dolayı 19.633. YTL'nin tahsilini istemiştir. Hükme esas alınan 18.10.2004 ve 21.12.2004 tarihli bilirkişi raporu ile tarihsiz ek bilirkişi raporundan, bu giderlerin karne kat sayıları esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysa ki, yapılan bu işlerin çevre koşulları da dikkate alınarak, işin yapıldığı yılın rayiç değerinin esas alınması, buna göre davalılar tarafından fazla ödeme olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
6-) Davacı vekili, avanslar hesabında bulunan 11.000.000.000. TL'nin belgesinin bulunmadığını belirterek, bu bedelden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Tarihsiz ek bilirkişi raporunda Bir kısım davalı tarafından sunulu bazı avansların kabulü ile diğer avansların ne amaçla ödendiğinin tespiti yapılamamıştır. Bu kişilerle hangi işlerin yapıldığı konusunda her hangi bir yönetim kurulu kararı, sözleşme veya protokol bulunmamaktadır. denilmiştir. Oysa ki davalılar vekilinin 05.01.2005 tarihli dilekçesine ekli Erkasap Ltd. Şti ile davacı kooperatif ve dava dışı S.S. Aybars 89 Konut Yapı Kooperatifinin müştereken imzaladığı kanalizasyon, içme suyu gibi işlerin yapımına dair tarihsiz sözleşme bulunmaktadır. 21.04.2003 tarihli denetçi raporunda bu sözleşmeden bahsedilerek, dava dışı SS Aybars 89 Konut Yapı Kooperatifinin hissesine düşen kısmın da davacı kooperatif kasasından ödendiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, bahsi geçen sözleşmede yazılı işlerin davacı kooperatif için yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise, bu işlerin değeri tespit edilerek, bulunacak rakamlara göre fazla ödenen kısımdan davalıların sorumlu tutulması gerekirken, bu konuda bir inceleme yapılmadan, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bette açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2, 3, 4, 5, 6 numaralı bentlerde yazılı nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450,00. YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy