(2004 S. K. m. 67) (492 S. K. m. 13/j) (818 S. K. m. 142)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.05.2005 tarih ve 2004/1143 - 2005/639 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın, müvekkiline ait araca çarpması sonucu oluşan 2.362.457.000 lira hasar bedelinin tahsili için başlattıkları takibin, davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini ayrı ayrı istemişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Hazine vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Hazine vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız eyleme dayalı tazminat alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine, ilişkindir. Davalılardan Hazine'ye ait araç sürücüsüne tam kusur izafe eden hükme esas bilirkişi raporuna, davalılardan Hazine vekili, müvekkilinin aracı önünde seyreden dava dışı aracın, uygun takip mesafesi bırakmadan, davacı aracının arkasından seyrettiğini, uygun mesafe bırakılsa idi, müvekkilinin çarpması sonucu kaza, dava dışı araç ile müvekkili aracı arasında kalacak iken, dava dışı aracın, önündeki davacı aracına, vurmanın etkisiyle çarptığını, bu durumda dava dışı araca da bir miktar kusur izafesi gerektiğini bildirerek, itirazda bulunmuştur. Mahkemece, gerekçede, bu itirazdan söz edilmeden yeterli ve açıklamalı olduğundan bahisle rapora itibar edildiği gerekçede açıklanmıştır.
Oysa, dava dilekçesinde, müteselsilen tahsil istemine yer verilmemiş olup, davalılardan sürücünün tamamen kusurlu olduğu belirtilmiş ve davalıların sorumlulukları ile orantılı olarak sorumlu tutulmaları suretiyle itirazın iptali istenilmiştir. Müteselsilen tahsil açıkça istenilmediği takdirde, davalıların eşit olarak sorumlu tutulmalarının talep edildiğinin kabulü gerekir. Kural olan, müştereken ve mütesaviyen sorumluluk olup, birlikte sorumluluk halinde ilk anlaşılması gereken budur. Zira BK'nın 142. maddesi uyarınca, alacaklı, aralarında eksik veya tam teselsül ilişkisi bulunan borçluların hepsinden veya birinden, borcun tamamının veya bir kısmının edasını istemekte muhayyerdir. Takip talebinde ve dava dilekçesinde müteselsilen tahsil isteği bulunmadığına göre, dava dışı aracın kusurunun saptanması halinde, davalılardan Hazine'nin sadece kendi kusuru kadar sorumlu tutulması gerekeceğinden, rapora itiraz, ilke olarak sonuca etkili olup, üzerinde açıkça durulması sonucuna göre karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
O halde, bu yönden eksik incelemeye dayalı hükmün, davalılardan Hazine yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davanın kısmen reddine karar verilmiş olup, davalılardan Hazine lehine tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi, hükmün kabul şekli bakımından doğru olmadığı gibi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesine aykırı olarak bakiye borçtan Hazine'nin de sorumlu tutulması da yine kabul şekli bakımından isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, diğer bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, bu davalı yararına BOZULMASINA 06.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy