(2918 S. K. m. 98, 99, 100) (6762 S. K. m. 1292, 1299) (1086 S. K. m. 74, 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.05.2005 tarih ve 2004/747 - 2005/525 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve ıslah dilekçesi ile davalıların maliki/sürücüsü ve zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın müvekkiline ait araca kusurlu olarak çarparak zarar verdiğini, davalıların hasar bedelini ödenmediklerini ileri sürerek, 7.743.573.000- TL. nın davalı Necmettin'den olay tarihi olan 31.07.2004 tarihinden, diğer davalı yönünden ise 03.08.2004 olan müracaat tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Işık Sigorta A.Ş. vekili, istenen tazminatın fahiş olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya ait aracın pert totel edildiğine ilişkin bir belgenin bulunmadığı, davalı tarafın olayda tam kusurlu gerekçesiyle, davanın kabulü ile sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 7.743.573.000-TL. nın olay tarihi olan 31.07.2004 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı Işık Sigorta A.Ş. vekili ile diğer davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Işık Sigorta A.Ş.vekilinin ve diğer davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız eyleme dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, kusur oranı ve hasar miktarı konularında uzman olmadığı açık olan avukat bilirkişiden alınan yetersiz rapora itibar edilip, üstelik makine mühendisinden alınan ilk raporla arasındaki çelişki dahi giderilmeden benimsenip hükme dayanak yapılması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davacı vekilince davalı sigorta şirketine işbu dava hasara neden olan aracın hem trafik sigortacısı, hem de ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu iddiası ile yöneltilmiş olup, mahkemece, davalı sigorta şirketinden trafik sigortasına ilişkin olarak, davacının davadan önce ödeme talebinde bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, yeterli belgeler ile yapılması gereken başvuru yazısı ve tebliğine ilişkin belge davacı taraftan istenmek, ibraz edildiğinde 2918 sayılı KTK.nun 99/1 inci maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın 12 nci maddesi uyarınca tebliğ tarihine 8 iş günü ilave edilerek tespit edilecek tarihten, tebliğ kanıtlanamazsa dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, bu olasılıklar üzerinde durulmadan yazılı tarihin faize başlangıç alınması doğru olmamıştır.
Diğer yandan, mahkememce, davalı sigortacı, zarar sorumlusu diğer davalıyla birlikte olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle sorumlu tutulmuş olup, ihtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 100 üncü maddesinde aynı kanunun 98 ve 99 uncu maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır.
Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, TTK. nun 1299 uncu maddesi hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleştiği sigortacıya ihbar borcunun aynı yasanın 1292 nci maddesi hükmünce doğduğu tarihte muaccel olur. O halde, yine davalı sigorta şirketine davacı tarafından davadan önce yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığının tespiti ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı taktirde dava tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğunun kabulü gerekirken yazılı olduğu şekilde üstelik HUMK. nun 74 üncü maddesine aykırı biçimde ıslah dilekçesindeki istem dahi aşılarak her iki sigorta türü yönünden her hangi bir ayrım yapılmaksızın olay tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi kabul şekli bakımında keza doğru bulunmamıştır.
3- Bozma neden ve şekline ve davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri toplamı da gözetilerek, davalı Işık Sigorta A.Ş. vekilinin ıslah dilekçesindeki temerrüt faizi başlangıcına yönelik olarak temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan Işık Sigorta A.Ş.vekili ile davalı Necmettin'in diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Işık Sigorta A.Ş. vekilinin ıslah dilekçesindeki temerrüt faizi başlangıcına yönelik olarak temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 06.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy