(6762 S. K. m. 1278, 1352, 1413) (1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.12.2003 gün ve 2002/353-2003/576 sayılı kararı bozan Daire'nin 10.05.2005 gün ve 2005/2256-2005/4885 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait Pelin adlı ticari yatın 15.08.2000 günü Kınalıada-Burgazada arasında seyir halinde iken yanarak kullanılamaz hale geldiğini, süresinde yapılan ihbara rağmen davalı tarafın sigorta bedelini ödemediğini ileri sürerek şimdilik 100.000 USD.nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olay sonrası müvekkilince yaptırılan tesbit sonucu alınan rapora göre, teknenin çürük, mantarlaşmış, hakiki değerinin sigorta değerinin çok altında, ayıplı bir tekne olduğunun tespit edildiğini, yangının çıkışı ile ilgili olarak ta bir takın şüphelerin bulunduğunu, TTK. nun 1278 nci maddesi hükmü gereğince davalının hasarları tazmine mecbur olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, rizikonun sigorta poliçesi ile teminat altına alınan haller dışında bir nedenden meydana geldiği iddiasının davalı tarafça ispatlanamadığı, TTK.nun 1352/1 nci maddesi doğrultusunda sigorta konusu teknenin değerinin poliçe bedelinden daha düşük olduğu ve aşkın sigortanın bulunduğu iddiasının da davalı tarafından kanıtlanamadığı, TTK.nun 1413 ncü maddesi gereğince davalı sigortacının tam ziya nedeniyle sigorta bedelinin tamamını ödemekle mükellef olduğu sonucuna varılarak 99.000 USD.nin fiili ödeme tarihindeki TL. karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizce alınan 01.09.2003 tarihli bilirkişi raporunda, yangının kasten çıkarıldığına dair somut delil bulunamadığı yönünde görüş beyan edilmiş ise de, raporu düzenleyen hukukçu ve iktisatçı bilirkişilerin yangının kasden çıkarılıp çıkarılmadığını tespit edebilecek uzmanlıkta olmadıkları, davalı vekilinin bu konudaki itirazları 01.09.2000 tarihli tespit raporu ve tanık beyanları dikkate alınarak yangının çıkış nedeni konusunda uzman kişilerden rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği, öte yandan, Yat Sigorta Poliçesi'nde sigorta priminin dahi Türk lirası üzerinden kararlaştırılması karşısında, dava konusu teknenin yanması nedeniyle davacının sigorta alacağını tahsil hakkı bulunduğunun kabulü halinde hükmedilecek bedelin Türk Lirası olması gerektiği, teknenin değerinin 100.000 USD olduğunu belirten bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, mahkemece, sigortalı teknenin riziko tarihindeki değerinin denetime elverişli bilirkişi raporu ile belirlenmesi ve davacının Türk Lirası üzerinden sigorta alacağını isteyebileceği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiğinden davalı yararına bozulmuş; bu karara karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK. nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 22.90 YTL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 125.00 YTL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 07.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy