(6762 S. K. m. 18, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.04.2005 tarih ve 2004/35-2005/162 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının TTK.nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın davalı ASKİ yönünden yargı yolu nedeniyle, diğer davalılar yönünden esastan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya sigortalı aracın zarar gördüğü maddi olgusuna dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 18 inci maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da davalının gördüğü hizmet kamu hizmeti ise de, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle TTK.nun 18/1 inci maddesi anlamında tacir sayılacağını ve faaliyetlerinde özel hukuk hükümlerine tabi kılınan tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini 21.9.1983 gün, E.80/11-2721, K.83/823 sayılı kararlarında benimsemiştir.
İSKİ'nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun'da, bu kurumun Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklanmış, aynı kanunun ek 5. maddesinde bu kanunun diğer Büyükşehir belediyelerine de uygulanacağı açıklanmıştır. Buna göre davalı ASKİ'nin de özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle davalı ASKİ yönünden davanın yargı yolu nedeniyle reddi gerekçesi doğru değildir. Ancak kaza tespit tutanağı ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre 06 ... 32 plakalı dava dışı bir araç yol üzerindeki demir ızgaralara (logar kapağına) çarparak durmuş ve ilk kaza meydana gelmiş, arkasından gelen davacıya sigortalı 06 ... 9301 plakalı araç sürücüsü hızını yol, trafik ve görüş durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, önündeki aracı güvenli fren mesafesinde takip etmediğinden bahsedilen bu araca arkadan çarptığından ikinci kazaya sebebiyet vermiştir. Bilirkişi raporuna göre ilk kazada dava dışı 06 ... 32 plakalı araç sürücüsü 3/8, davalı ASKİ 5/8, ikinci kazada davacıya sigortalı araç sürücüsü 8/8 oranında kusurlu bulunmuştur. Bu tespite göre davalı ASKİ'nin, rücu davasına konu ikinci kaza ile ilgisi ve bu kazada kusuru bulunmadığından bu davalı hakkındaki davanın reddedilmesi gerekirken yargı yolu nedeniyle reddi doğru görülmemiştir. Ancak bu davalı yönünden de dava reddedildiğinden sonucu itibarıyla doğru olan kararın gerekçesi değiştirilerek yukarıdaki değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın gerekçesi değiştirilerek yukarıdaki değişik gerekçe ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy