(6762 S. K. m. 947) (818 S. K. m. 162)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bandırma Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.03.2005 tarih ve 1997/333 - 2005/132 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.01.2007 gününde davalılar vekili Av. Zeynep Aktürk ile davacı vekili Av. Hayriye Kocagöz ve ihbar olunan vekilin Av. Şehmus Yener Civelek geldi, davetiye tebliğine rağmen müdahil davacı Ankara Sigorta A.Ş. vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 13.05.1997 günü yük almak üzere davacıya ait 12 nolu rıhtıma yanaşmak isteyen BAHAMA Bandıralı M/V Jurima gemisinin gemi kaptanı davalı Goran Iskra ve diğer gemi adamlarının gemiyi kusurlu sevk ve idare etmelerinden dolayı geminin hatalı manevraları sonucunda, müvekkiline ait yükleyiciye çarpmak suretiyle hasar verdiğini ileri sürerek, şimdilik 60.050 USD'nın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, hasarın, Bandırma Liman İşletmesi Müdürlüğüne bağlı ve kılavuzluk hizmetini Bandırma Limanında tekel halinde mecburi olarak ifa eden kılavuz kaptanın ve römorkör kaptanlarının hataları sonucu meydana geldiğini, kusursuz olan müvekkillerinden tazminat istenemeyeceğini, ayrıca davacının döviz üzerinden talepte bulunamayacağını, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davacı yanında davaya katılmak isteyen Ankara Sigorta A.Ş. vekili, hasar gören davacıya ait yükleyicilerin makina kırılması Sigorta Poliçesi ile müvekkiline sigortalı olduğunu, zararın 6.326.393.920 TL'nın müvekkilince davacıya ödendiğini belirterek, bu miktarın 16.03.1998 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, kusur oranının tespiti açısından alınan 23.11.1998, 28.11.2002 ve 10.03.2004 tarihli bilirkişi raporlarında davalı gemi kaptanı ile dava ihbar olunan TCDD Liman İşletme Müdürlüğü'nün %50'er oranında kusurlu oldukları belirtilmiş ise de, TCDD Liman İşletme Müdürlüğü'nün işbu davada taraf olmadığı ve aleyhinde hüküm kurulamayacağı, kusur oranının paylaştırılmasının işbu davada yapılmasının uygun görülmediği, TTK. nun 947. maddesi (gemi adamlarının kusuru sebebiyle) gereğince davacı tarafa ait yükleyicide meydana gelen hasar bedelinin tamamından davalı donatan ve kaptanın sorumlu olduğu ve TCDD Liman İşletme Müdürlüğü'ne rücu imkanı bulunduğu, toplam zararın 59.850 USD olup bunun 46.354 USD tutarındaki kısmının müdahil davacı sigorta şirketince ödendiği gerekçesiyle, 13.496 USD.nın 13.05.1997 olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki YTL karşılığının davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 6.326.393.920 TL.nın 31.03.1998 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınıp müdahil davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı tarafın haksız eylemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Bahama Bayraklı M/V Jurina gemisinin 13.05.1997 tarihinde, Bandırma Limanında manevra yaptığı sırada davacıya ait konveyöre çarpmak suretiyle zarar verdiği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bandırma 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/89-89 D.İş numaralı dosyası ile yapılan tespit ve 16.05.1997 tarihli bilirkişi raporu ile de, konveyördeki hasar durumu saptanmıştır.
Davacı vekili 25.10.2004 tarihli dilekçesinde, hasar gören aracın tamirinin uzun zaman gerektirdiğini, ihracat ve yüklemenin sürekli devam etmesi nedeniyle hasarın tamamen giderilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kendi imkanları ile hasarın çok az kısmının giderilerek, yükleyicinin kullanılmaya çalışıldığını belirtmiştir. Dava konusu olay nedeniyle hasarlandığı sabit olan aracın onarılmaması, davacının tazminat istemesine engel değildir. Ancak, istenebilecek tazminat, davacının uğradığı gerçek zarar miktarı kadardır. Aracın tamiri gereken parçalarının yurt dışından getirilmesinin zorunlu bulunmaması halinde, başka bir değişle onarılması gereken parçaların Türkiye'de ikamesinin mümkün olması halinde zarar, Türk Lirası üzerinden hesap edilmelidir. Mahkemece, zararın Amerikan Doları olarak gerçekleştiğine dair davacı tarafın bir belge de sunmadığı gözetilerek, hasar gören makine parçalarının Türkiye'de temininin mümkün olup olmadığı, mümkün olması halinde Türkiye'deki ikame değerinin ne olacağı tespit edilerek, buna göre bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, davaya konu SB 80 tipi yükleyicinin GÜR-İŞ Makine ve Montaj San. A.Ş. tarafından Türkiye'de imal edildiği, ülkemizde benzer üretimi yapan başka firmaların da bulunduğu, bu sektörde üretim yapan firmaların sadece yurt içine değil, yurt dışına da hitap ettiği, uluslararası ticaretin genellikle Amerikan Doları üzerinden yapıldığı, ülkemizdeki enflasyon, zaman zaman yaşanan devalüasyonlar nedeniyle ham madde olarak kullanılan çelik, yakıt, kablo vs malzemelerin ani fiyat değişikliklerinden korunmak amacıyla firmaların maliyetini Amerikan Doları olarak hesaplayıp, satış bedelini belirledikleri açıklamasını içeren ve Amerikan Doları üzerinden zarar miktarını belirleyen 23.11.2004 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekili, 69.050 USD zararın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında davacı şirketin sigortacısı olan Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi 31.03.1998 tarihli belge karşılığı davacı tarafa 6.326.393.920 TL.nı ödemiştir. Makine Montaj Tazminat Makbuzu başlıklı, davacının sigorta şirketinden tüm hak ve alacaklarını aldığı yazılı olan belgede davacı, bu miktar alacağını sigorta şirketine temlik ettiğine dair beyan bulunmamaktadır. Görüldüğü üzere, davacı, sigorta şirketinden tahsil ettiği bedel yönünden davalıdan olan alacağı BK.nun 162. maddesine uygun olarak Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketine temlik etmemiştir. Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi, davacı tarafa yaptığı ödeme sonrası, harçlandırılmış dilekçe ile de, asli müdahil sıfatı ile davaya müdahil olmadığına göre, davada taraf sıfatı bulunmayan Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi lehine hüküm kurulması da doğru değildir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, vekalet ücretine yönelik davalılar vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy