(6762 S. K. m. 1301) (4721 S. K. m. 342, 369)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.12.2004 tarih ve 2004/434-2004/1154 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK.nun 1301. maddesine dayalı olarak, davalı aleyhine açtığı rücu davasında, davanın kısmen kabulüne ilişkin mahkemece verilen kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, küçüklere karşı açılacak davalarda küçüklerin pasif dava ehliyetinin bulunmamasına, bu davalarda küçükleri kanuni temsilcilerinin temsil edecek olmasına, TMK.nun 342. maddesi uyarınca, anne ve babanın üçüncü kişilere karşı çocukların yasal temsilcisi olmaları nedeniyle davanın küçüğü temsilen anne ve babasına karşı açılmasının mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekilince, yargılama sırasında, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, aracın küçük çocuğuna çarpması sonucunda hasarlanmadığı, olayı gören çevredeki kişilerin üzüntü nedeniyle araca ve içindekilere saldırmaları sonucunda araçta hasar meydana geldiği savunulmuş olup, mahkemece, bu itirazlar üzerinde durulmaksızın ve başkaca hiçbir araştırma yapılmadan davalı hasardan sorumlu tutulmuştur.
Oysa, dava konusu olayda, TMK.nun 369. maddesi kapsamında, davalının sorumluluğu velayeti altındaki çocuğunun haksız eylemi nedenine dayalı olup, buna göre olayda hasarın bu kapsamda meydana geldiğinin ispatı gereklidir.
Bu durumda, mahkemece, davalının itirazları doğrultusunda, davaya konu araçtaki hasarın neden kaynaklandığı araştırılarak, buna göre davalının hangi gerekçelerle hasardan sorumlu tutulduğunun açıklanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz diğer itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy