(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Keşan Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.06.2004 tarih ve 2001/190-2004/192 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, ortağı olduğu davalı kooperatifin 30.06.2002 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu edilen genel kurul kararından önce ortaklıktan çıkarıldığını yargılama aşamasında savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar raporu doğrultusunda, davacının 11.03.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiği, ancak anılan ihraç kararının iptal edilmesine rağmen davacının dava konusu genel kurula alınmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53 üncü maddesinde kimlerin iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. Ortaklık sıfatı, ortağın açacağı iptal davasının dinlenebilmesi koşuludur. Davacı, bu sıfatını davanın kesin hüküm ile sonuçlanmasına kadar korumak zorundadır. Davacının ortaklığının bulunup bulunmadığı, başka bir anlatımla aktif dava ehliyetinin olup olmadığı net bir şekilde tespit edilmelidir.
Somut olayda, davalı vekili dava konusu edilen genel kuruldan önce davacının kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, iptale ilişkin de herhangi bir belgenin bulunmadığını savunmuş olmasına, davacı hakkında dosya arasında da 20.10.1998, 18.03.2004 tarihli ihraç kararları bulunmasına rağmen, mahkemece, davalı vekilinin savunması üzerine durulmaksızın, davacı hakkında alınan salt 1.03.2000 tarihli ihraç kararının iptal edildiği sonucuna varılarak, yazılı gerekçelerle karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultunda, davacı hakkındaki tüm ihraç kararları incelenip değerlendirilmeden, davacının ortak olup olmadığı hususu tereddütsüz bir şekilde açıklığa kavuşturulmadan yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy