(6762 S. K. m. 1292, 1299, 1301, 1309) (818 S. K. m. 51, 142)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 12. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.04.2005 tarih ve 2004/299 - 2005/108 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.01.2007 gününde asıl ve birleşen dosyanın davacısı Axa Oyak Sigorta A.Ş. avukat M. Kemal Dursun ile birleşen dosyanın davalısı Ak Sigorta A.Ş. avukatı Av. Ceyda Gökdemir geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı Maran Rest. İşl. Ve Turz. Ltd. Şti. duruşmaya geldiler, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısına ait işyerinde bulunan tıbbi malzemenin davalı Maran Restaurant İşletme ve Turizm Ltd. Şti.'ne ait üst katta bulunan işyerindeki temizlik çalışmaları sırasında pis su borusunun tıkanması ile oluşan su basması ile zarar gördüğünü ileri sürerek, asıl ve birleşen davalarda 28.721.476.451 TL'nın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı Ak Sigorta A.Ş. vekili, sorumluluklarının sigortalının kusuru ile poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Maran Restaurant İşletme ve Turizm Ltd. Şti. yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının sigortalısına ait işyerinin tavanından geçen ve ortak tesisat olan atık su tesisatının fon ve sanat kaidelerine uygun olarak yapılmaması sonucunda atık suyun davalı şirketin kullandığı lavabodan geri tepmesine bağlı olarak işyerindeki emtiaların zarar gördüğü, zararın oluşumunda %50 davalı şirketin, %50 ise ortak tesisatın kusurunun bulunduğu, müteselsil sorumluluk gereğince zarardan davalı Maran Restaurant İşletme ve Turizm Ltd. Şti.'nin tümüyle, davalı sigorta şirketinin ise kendi sigortalısının kusuru oranından sorumlu bulundukları, ayrıca davalı sigorta şirketinin usulüne uygun olarak davadan önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise %50 kusura göre 14.360.738.000 TL üzerinden kısmen kabulü ile bu tutara dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri su basması teminatını da içeren yangın sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalılar ise davacının sigortalısına ait işyerinde zarara neden olan su basmasının kaynağını oluşturan işyerinin kiracısı ve onun sorumluluk sigortacısıdır. Mahkemece, davalı işyeri kiracısı açısından dava kabul edilmekle birlikte davalı sorumluluk sigortacısı açısından kusur oranında sorumluluk söz konusu olduğu gerekçesiyle kısmen kabul kararı verilmiştir.
Karara dayanak olan bilirkişi raporu ile davacının sigortalısına ait işyerinde oluşan zararda kusur, üst kat işyeri kiracısı davalı şirkete %50, kalan kusur da binanın ortak su tesisatının tekniğine uygun olmamasına verilmiştir.
Davalı sigorta şirketine ait 3.şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesinde teminat kapsamı, sigortalıya ait işlerin ifası sırasında 3.şahıslara karşı ika olunacak zararlar için 100.000.000.000 TL olarak öngörülmüştür.
3. Şahıs mali sorumluluk sigortasının işyerlerine ait olanları açısından herhangi bir özel ve genel şartlar düzenlenmemiş olup, TTK.nun 1309. maddesinde öngörülen sorumluluk ilkelerinin bu sigorta türü için de uygulanması gerekmektedir. Anılan maddeye göre sigortalı iş yerinin 3. kişilerin işyerinde oluşturacakları zararlar sigortalının kusuru bulunduğu takdirde sigorta güvencesi altına alınmıştır.
Daire önüne getirilen temyiz itirazı ise, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile sınırlı olup olmadığı noktasındadır.
Sigorta poliçesi ön yüzündeki teminat maddesinde sigortacının sorumluluğu sigortalının kusuruna bağlanmış ise de, 3. şahıs açısından sorumluluğun kusur oranı ile sınırlı olduğu belirtilmemiştir. Zaten zararın oluşumunda kusuru bulunmayan zarar görene karşı sigortalının kusur oranının ileri sürülmesi BK.nun 51 ve 142. maddeleri gereğince mümkün değildir.
O halde davalı sigorta şirketi hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken yazılı gerekçeyle kısmen kabule karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Öte yandan davalı sigorta şirketi hakkında faize dava tarihi esas alınmış ise, de davacı sigorta şirketi, davalıya rücu yazısı gönderildiğini, buna göre de faiz sorumluluğunun bu tarihten itibaren başladığını ileri sürmektedir. Davacının rücu yazısı TTK. nun 1299. maddesi yollaması gereğince 1292. maddesine uygun bir hasar ihbarı niteliğinde olup, davalının ödeme yükümlülüğü de bu madde kapsamında değerlendirilmelidir.
O halde faiz başlangıcı tarihinin, rücu yazısının davalı sigorta şirketine ulaştığı tarih gözetilerek belirlenmesi gerekir iken, yazılı gerekçeyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy