(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.03.2005 tarih ve 2003/293-2005/139 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait kasap dükkanının önünde bulunan ve davalı şirkete sigortalı jeneratörün 08.10.2002 tarihinde dükkan sahibi müşterileriyle ilgilenirken çalındığını, ancak davalının sigorta bedelini ödemediğini ileri sürerek 2.000.000.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hırsızlık olayını ispat etmesi gerektiğini, iddiaya göre de, hırsızlık olayı sigortalı jeneratörün riziko adresinin dışında bulunduğu sırada gerçekleştiğinden zararın teminat dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, ceza davasında delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, bu kararda hırsızlık olayının vukubulmadığına dair bir tespitin olmadığı, davacının olay tarihinde dükkandaki müşterileriyle meşgul olmasından yararlanılarak dükkanın önünde bulunan jeneratörün kimliği belirsiz kişilerce gündüz iş saatinde otomobil bagajına konulmak suretiyle çalındığı, riziko mahallinde dükkanın önünü de koruyacak şekilde kepenk bulunduğu ancak poliçede yer alan kepenk olması kaydıyla teminat verilmesine ilişkin özel şartın, rizikonun gece ya da dükkanın kapalı olması gereken zamanda gerçekleşmiş olması durumuna münhasır olduğu, sigortalı emtianın geçici sürelerle dükkan dışına çıkarılmasının teminatı ortadan kaldırmadığı, bu durum sigortalının ağır kusuru olarak nitelendirilse bile sigortalının ağır kusurlu olması hali teminat dışında bırakılmadığından davalının gerçek zarardan sorumlu olduğu, davacı tarafından da kabul edilen ATO'dan gelen cevabi yazıya göre gerçek zararın 1.900.000.000 TL olduğu, davalı sigortacının 16.10.2002 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 48.16 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy