(4721 S. K. m. 617) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 12. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.06.2005 tarih ve 2003/678-2005/235 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.01.2007 gününde davacı avukatı Barış B. ile davalılar avukatı İbrahim A. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılar murisinin geçirdiği trafik kazası sonucu müvekkiline ait hastanede verilen tedavi hizmetlerinden doğan alacağın tahsili için girişen icra takibinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin murisinin yaralanmasına yol açan aracın sürücüsü maliki ve avukatları ile davacı taraf arasında hastane giderleri konusunda mutabakata varıldığını, esasen müvekkillerince süresi içinde mirasın reddi davası açıldığını savunmuştur.
Mahkemece, mübrez belgelere, icra takip ve mirasın reddi davasına ilişkin dosyalara dayanılarak, davalılarca süresinde açılan mirasın reddi davasının kabulle sonuçlanması nedeniyle murisin ölüm anından itibaren hüküm doğuracağı, davalılarca murislerinin ölümünden dolayı kazayı yapan taşıt sorumlularına karşı maddi ve manevi tazminat davası açılmasının mirasın kabulü anlamına gelmeyeceği redle sonuçlanan bir davanın kesinleşmesinin beklenmesinin gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalıların murisine verdiği tedavi hizmetlerinden doğan alacağı bulunduğunu iddia eden davacı şirketçe murisin mirasçları olan davalılarca mirasın reddinden itibaren Medeni Kanun'un 617. maddesinde öngörülen sürede iptali başvurusunda bulunulmamış olmasına ve davalılarca terekeye yararlanma amaçlı müdahalede bulunulduğu iddiasının ispat edilmesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 500.00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy