(6762 S. K. m. 1278) (Hırsızlık Sigortası Genel Şartlar A.1.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.03.2005 tarih ve 2004/1015-2005/66 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin tekstil ürünlerinin işyeri dışında fason atölyeler ve boyahanelerde bulunması sırasında uğrayacağı hırsızlık rizikosunun da ticari risk poliçesinin koruması altına alındığını, böyle bir yerde iken bazı tekstil ürünleri çalınan müvekkiline, davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, 11.362.668.632 liranın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları'nın A.1.2. maddesine göre araç gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek yapılan hırsızlığın teminat kapsamında olduğunu, oysa atölyenin penceresinden girilerek yapılan hırsızlığın şahsi çeviklik gerektirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin karar, Dairemizce; eylemin şahsi çeviklikle gerçekleştirildiği, davacının muhtelif fason atölyelerinde ve boyahanelerde bulunan ürünleri, özel şartlara konulan bir klozla poliçe kapsamına alındığı, bu nedenle de atölye sahibinin kusurunun davacının kusuru sayılıp sayılmayacağı noktası üzerinde durmaya esasen gerek kalmadığı, mahkemece hırsızlığın somut olayda genel şartların A.1.2. madde hükmüne uygun şekilde işlendiğinin kabulü ile sigorta bedeli bakımından esasa girilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekçeleriyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, hırsızlığın sigorta teminatı kapsamı içerisinde kaldığı, olay sırasında demirsiz bulunan camın açık durumda olduğu, bu nedenle de davacı tarafın %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile 5.681.334.316 TL tazminatın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari risk sigortası sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
TTK. nun 1278 inci maddesi hükmüne göre, sigorta ettirenin kastından kaynaklanan rizikolar sebebiyle oluşan zararlar, hiçbir şekilde sigorta güvencesi altına alınamaz. Kasten ika olunan veya bilerek sebebiyet verilen zarar ve ziyan talepleri sigorta teminatı dışındadır.
Dairemizin bozma ilamında açıkça; davanın reddine ilişkin mahkemenin gerekçesi yerinde görülmeyerek, mevcut delil durumuna göre mahkemece yapılması gerekenin davacının çalınan emtiasının değeri tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesinin gerektiği belirtilmiştir.
Oysa, mahkemece, hem hırsızlığın sigorta teminatı kapsamı içinde olduğu kabul edilip, hem atölye sahibinin kusurunun davacının kusuru sayılıp sayılmayacağının irdelenmesine gerek olmadığı belirtildikten sonra, bozma ilamına ve mahkeme gerekçesine aykırı olarak ve bilirkişi raporuna dayanarak, davacı tarafın %50 müterafik kusuru bulunduğu kabul edilmek ve Dairemizin bozma ilamına yanlış anlam verilmek suretiyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy