(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Malatya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.05.2005 tarih ve 2002/207 - 2005/315 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.01.2007 gününde davacı avukatı Rıfat Akşit ile davalı avukatı Yeliz Öztürk gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı şirketlere ait iki fabrika binasının davalı bankaya olan borçları nedeniyle cebri satış sonucu toplam (480) milyar TL bedelle davalı bankaca satın alınarak mülkiyetine geçirildiğini, daha sonra müvekkili ile davalı banka arasında düzenlenen 26.10.1999 tarihli protokolle bankaya borçlu olan (10) kişinin kredi borçlarını karşılayacak biçimde (2.650.000) DM.nin 20 taksitte 30.06.2004 tarihine kadar ödenmesi, ödemenin tamamlanmasından sonra her iki taşınmazın müvekkiline devrinin kararlaştırıldığını, ancak döviz kurlarının beklenmedik artışı sonucu müvekkilinin sadece ilk (8) taksit tutarı (798.000) DM'yi ödeyebildiğini, protokolün gözden geçirilmesi talebinin cevapsız bırakıldığını, yapılan delil tespitinde taşınmazların toplam değerinin (900) milyar TL olarak belirlendiğini ileri sürerek, 798.000 DM.nin TL karşılığı (590) milyar TL.nin tenzili ile bakiye (310) milyar TL.nin depo edilmesi kaydıyla her iki taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini veya şimdilik (798.000) DM.nin ihtar tarihinden itibaren %50 faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 30.07.2001 tarihinden sonra davacının protokolden doğan edimlerini yerine getirmediğini, davacının ödediği (798.000) DM.nin TL karşılığının (273.819.522.815.-) TL olduğunu, dava konusu taşınmazların protokol imza tarihinden beri davacının kullanımında olması nedeniyle tapu giderlerinin, garanti Leasing'e ödenen ipotek bedelinin, kira bedelinin, yıpranma payının ve ika edilen zararın mahsubunun gerektiğini, taşınmazların 04.02.2002 tarihindeki değerinin (2.650.000.000.000.-) TL olduğu ve (4.663.711,02) DM'ye tekabül ettiğini, mücbir sebep bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, delil tespit ve icra takip dosyalarına, mübrez belgelere, keşif ve bilirkişi raporuna dayanılarak, protokol uyarınca 20.10.1999 - 30.06.2001 tarihleri arasında (798.000) DM ödeyen ve daha sonraki taksitleri ödemeyen davacının tapu iptali ve tescil isteminin dayanaksız olduğu, 2001 yılında döviz kurlarında %100'lere varan artışlar olmuş ise de, sözleşme ve dava tarihleri arasındaki 29 ayın artış ortalamasının sözleşmeden önceki üç yılın ortalama artışının altında olduğu, (33) milyar TL.lik talep kaleminin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (798.000) DM ve işlemiş (15.727) DM.nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin temyiz duruşması sırasında verdiği dilekçeyle vekaletnamesindeki yetkiye dayanarak temyizden feragat etmiş olması nedeniyle davacı tarafın temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalı banka vekilinin temyizine gelince; Taraflar arasındaki 26.10.1999 tarihli protokol ve buna ek olarak düzenlenen protokolle dava dışı kişilerin davalı bankaya olan (2.650.000) DM kredi borcunun 30.09.1999 - 31.06.2004 tarihleri arasında (20) taksit halinde ödenmesi koşulu ile bankaya ait fabrikanın davacıya bedelsiz olarak devrinin kararlaştırılmış olmasına, davacının ilk (8) taksit tutarı (798.000) DM'yi ödedikten sonra Şubat 2001 ekonomik krizinden sonra kurlarda meydana gelen beklenmedik artışları gerekçe göstererek kalan taksitleri ödemeyip protokolü ihlal ettiği ve karar gerekçesinde de protokolün öngördüğü süre bitimine kadar olan kur artış seyri ortalamasının protokolden önceki artış ortalamalarının altında kaldığı, 2001 yılında meydana gelen kur yükselmelerinin izleyen yıllarda stabil hale gelmesi nedeniyle davacının edimlerini ifa etmemesinin mücbir sebeplerden kaynaklanmadığının kabul ve tespit edilmesine karşın, sabit görülen olgulara ve gerekçeye aykırı biçimde davacının kısmi ödemelerinin istirdadına karar verilmesi ve bu sonuca varılırken protokolün ilgili hükümlerinin dikkate alınmayarak tartışılmaması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, davalı bankaca protokolle birlikte davacı tasarrufuna bırakılan fabrika ve diğer taşınmazın haksız kullanımı iddiası ile açılan teslim ve tazminat istemlerine ilişkin Malatya Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nin 2005/158 esas nosunda kayıtlı ve derdest davanın sonucunun davacının ödemelerinin iadesi kapsam ve niceliği ile doğrudan bağlantılı olması nedeniyle işbu davanın sözü edilen dava ile birleştirilerek görülmesi ve sonuçlandırılması gereğinin gözden kaçırılması doğru bulunmamış, kararın kabule göre de bu yön bakımından dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentteki nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıya alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy