(1580 S. K. m. 15) (2577 S. K. m. 22) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Marmaris Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.04.2004 tarih ve 2003/915-2005/173 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK.nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece, davalının yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair tesis edilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekilince işbu dava davalı Belediyeye, yoldaki bakım, onarım, işaret ve levhalardaki eksiklikten dolayı yöneltilmiş olup, 1580 sayılı Belediyeler Kanunu'nun 15 inci maddesi uyarınca, belediyelerin sorumluluğunda bulunan karayollarının bakım ve onarımı da belediyenin görevleri arasındadır. Belediyenin bu zorunlu kamu görevi dolayısıyla meydana gelen zararlar, hizmet kusuru sonucu doğmuş olacağından, tazminat davasının davalı bakımından çözümlenme yeri, idari yargı merciidir. Zira, Kamu hizmetini görmekle yükümlü olan davalı idare, kural olarak özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Davacının iddiası, hizmet kusurundan kaynaklanan zarara ilişkin olup, böyle bir davanın, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2 nci maddesi hükmü uyarınca davalı idare aleyhine tam yargı davası olarak açılması gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemece, iddianın ileri sürülüş biçimi de nazara alınarak, davalı vekilinin yetki itirazının incelenmesinden önce yargı yolunun resen gözetilmesi ve dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirken önce yetki itirazının incelenmesi sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy