(2918 S. K. m. 95)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.03.2005 tarih ve 2004/33-2005/38 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ve davalıya ait aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle müvekkilinin kazada yaralananlara 18.000 YTL ödeme yaptığını, kaza sırasında sigortalı aracın ehliyetnamesiz Seviş Dola tarafından kullanıldığını ileri sürerek bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kendisine ait aracı kazadan önce harici satım sözleşmesiyle Seviş Dola'ya sattığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, kazada sürücü Seviş Dola'nın 8/8 oranında kusurlu olduğu, bu nedenle davalı sigortalıya rücu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, KTK. 95 ve Trafik Sigortası Genel Şartları 4/c maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Sigortalı davalı Nazif Dola'ya ait araç olay tarihinde sürücü belgesi olmayan Seviş Dola tarafından kullanıldığı sırada kaza meydana gelmiştir. Dosyada mevcut trafik kaza tutanağı ve bilirkişi raporunda sürücünün tek taraflı kazada tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Sigortalı araç ehliyetnamesiz kişiye kullandırılırken riziko gerçekleştiğine göre anılan hükümler gereğince davacı sigorta şirketinin davalı sigorta ettirene rücu etmesi mümkün olduğundan davanın kabul edilmesi gerekirken sürücünün asli ve tam kusurlu olması nedeniyle hasarın teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı sigorta yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy