(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1281, 1282, 1292)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.11.2004 tarih ve 2003/75-2004/1283 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı sigorta şirketine kasko sigortalı olan müvekkiline ait otobüsün tek taraflı bir kazada hasarlanmasına rağmen ödeme yapılmadığını, hasar bedelinin tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketçe kazanın şüpheli görülmesi üzerine yapılan araştırmalar sonucu kazayı yapan kişinin sürücü belgesinin bulunmadığının belirlendiğini, hasarın bu nedenle teminat dışı kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultunda, kazanın oluş şekli de nazara alınarak davalı savunmasının haklı ve yerinde görüldüğü, hasardan dolayı davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, kazayı yapan sürücünün kim olduğu ve sürücü belgesi bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Kural olarak, TTK. 1282 nci maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasa'nın 1281 inci maddesi hükmüne göre kural olarak, rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin savunmanın, sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının savunduğu şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A. 5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması halinde sigortacı ödemekten kurtulabilir. Ayrıca, riziko başlı başına teminat dışında kalmıyor olsa bile, yapılan ihbar yanlışlığının doğrudan zarar sorumlularına rücu hakkını etkisiz kılma sonucunu ortaya çıkardığını sigortacının kanıtlaması halinde de sigortacının sorumluluktan kurtulması mümkündür. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığının ispat külfeti sigortalıya geçer.
Somut olaya gelince, davacı vekili kazayı yapanın sürücü belgesi olan Lokman Karapıçak olduğunu iddia etmiş, davalı vekili, kazayı yapan kişinin Lokman olmadığını, sürücü belgesi bulunmayan bir kişi olduğunu savunmuş ve ekspertiz raporuna dayanmış, olay yeri inceleme ve tespit tutanağı Lokman tarafından imzalanmış, tanık sıfatı dinlenen Lokman aracı kendisinin kullandığını beyan etmiş, bir takım varsayımlardan da hareketle kazanın oluş şekline göre aracın sürücü belgesiz bir kişi tarafından kullanıldığı yolundaki davalı savunmasını haklı gören bilirkişi kurulu raporu mahkemece, benimsenip hükme dayanak yapılarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultunda, halen ispat külfetinin davalı sigorta şirketinde olduğu gözetilmek, varsa diğer tüm delileri ibraz ettirilip değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken sonuçta eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy