(556 S. KHK. m. 9, 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.12.2000 tarih ve 2000/672 - 2000/1826 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, MARMARA EVLERİ ibaresinin müvekkili adına tescilli marka olduğunu, davalı şirket ve kooperatifin bu ibareye YEŞİL ibaresini eklemek suretiyle kooperatif unvanında ve inşaatlarında kullandıklarını, bu suretle marka hakkına tecavüz ettiklerini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesini, tabela, ilgili evrak ve reklam unsurlarındaki ibarelerin silinmesini ve imhasını, 10 milyar TL. manevi tazminatın tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden birinin kooperatif olduğunu, kooperatif unvanındaki ibare ile davacının markasının karıştırılması ihtimalinin bulunmadığını, diğer davalının ise kooperatif ile inşaat yapımı konusunda sözleşme yapan müteahhit firma olduğunu, bu nedenle bu davalıya husumet düşmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davalı Nur Mimarlık Ltd. Şti. hakkındaki davanın reddine, davalı kooperatif bakımından ise anılan sözcüğün unvanda kullanımının marka hakkını ihlal edici ve haksız rekabet niteliğinde olduğu gerekçesiyle haksız rekabetin önlenmesine, unvandaki anılan ibarenin terkinine, levha ve broşürlerin toplanmasına, 4.000.000.000.TL. manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan kooperatif vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir.
556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. maddesi, marka tescilinden doğan hakların kapsamını, 61. maddesi ise marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri düzenlemiştir. Tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında, dava konusu uyuşmazlığa, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin de uygulanması gerekmektedir. 556 sayılı KHK. hükümlerinin uygulanmasını gerektiren uyuşmazlıklar, 26.03.2001 tarihli Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 335 sayılı kararı ile İstanbul ili mülki hudutlarında yetkili kılınmak üzere kurulan İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevine girmektedir.
Bu durumda, mahkemece, karardan sonra yürürlüğe giren göreve ilişkin açıklanan düzenleme gereğince, davaya İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bakılması gerektiğinden, görevsizlik kararı verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılardan kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy