(6762 S. K. m. 1279)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.05.2005 tarih ve 2004/153-2005/294 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı nezdinde işyeri sigorta sözleşmesi ile hırsızlık rizikolarına karşı sigortalandığını, işyerinde 4.11.2003 tarihinde meydana gelen hırsızlıkta bir adet bilgisayar ve yazıcı, bir adet 37 ekran TV ile bir adet oto teyp başlığının çalındığını, sigorta bedelinin teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle davalı sigortanın ödemediğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 3.000.000.000. TL zarar bedelinin ihbar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı işyerinde sigorta sözleşmesinin yapılmasından evvel hırsızlık olayının gerçekleştiğini, sigorta sözleşmesinin yapılmasından 3 gün sonra hırsızlık meydana geldiğinin iddia edilmesinin gerçeğe aykırı olduğunu, rizikonun primin ödenmesinden evvel gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalı sigortanın tedbirli bir tacir gibi davranıp sigortalı işyerini ve teminat altına alınan malzemeyi tesbit etmediğini, söz konusu emtianın işyerinde bulunup bulunmadığı konusundaki davalı savunmasının kendi yaptığı sigorta sözleşmesini inkar niteliğinde olduğu ve bunun kabul görmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.335.000.000. TL tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, sigorta akdinden kaynaklanmakta olup, davalı taraf sigorta akdinin rizikonun gerçekleşmesinden sonra yapıldığını ve TTK.nun 1279. maddesi uyarınca hükümsüz olduğunu savunmuştur.
Sigorta hukukunda, sigorta akdinin ne şekilde yapılacağı gösterilmiş olup, sigorta akdinin geçerliliği için sigorta ettirilecek emtianın sigortacı tarafından görülmesi zorunlu olmadığı gibi, bunun yapılmamış olması da sigorta şirketi yönünden bir kusur teşkil etmez. Mahkemece, bu husus nazara alınarak davacının dükkanında sigorta yaptırılmadan önce 13.10.2003 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayında da 04.11.2003 tarihinde yapılan hırsızlık olayında çalındığı iddia olunan malların ayniyeti hususu da değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy