(1163 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.06.2005 tarih ve 2003/762 - 2005/375 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken kooperatif genel kurulunca haksız yere ihraç edildiğini, kooperatife aidat borcunun bulunmadığını, aksine kooperatife yaptığı doğrama işleri nedeniyle alacaklı olduğunu ve ihtarların usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının ihtarlara rağmen yapması gereken ödemelerini yapmadığı gerekçesiyle ihraç edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı temyizi üzerine davacı ile davalı aralarında doğrama işinin yapılması ile ilgili sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerinin nelerden ibaret olduğu, alacak ve borç durumu, aidat borcunun nasıl ödendiği hususlarında taraf delilleri sorulup, davacının gerçekten aidat borcu olup olmadığı, varsa gecikme faizi ile birlikte miktarının tespiti hususunda davalı defter ve kayıtları üzerinde yeniden ehil hesap bilirkişisiyle inceleme yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının kooperatife borcunun bulunmadığı, aksine alacağının olduğu, bu nedenle ihtarların usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle alınan ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf kooperatife ihtarlarda belirtilen miktarlarda borçlu olmadığını ileri sürmüş, davalı taraf davacının hak edişlerinin mahsubu sonucu davacının belirtilen miktarda borçlu olduğunu savunmuştur.
Dairemizin uyulan bozma kararında da belirtildiği üzere, uyuşmazlığın çözümü için davacı ortağın toplamda ne miktarda ödemesi gerektiği, müteahhit olarak yaptığı işler bedeli de dahil olmak üzere, ne miktar ödemesi bulunduğu, keza genel kurul kararı varsa faizden kaynaklanan kooperatif alacağının bulunup bulunmadığı, davacının tüm üyelik ilişkisini de kapsayacak şekilde belirlenerek, ihtarlarda belirtilen borcun gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, davalının kooperatife yaptığı işlerin toplam değerinin ne olduğu, bu işler nedeniyle kendisine, ne miktar alacağına mahsuben kooperatife aidat borcu ödemesi yapıldığına ilişkin denetime elverişli bilirkişi raporu alınması ve buna göre ihraç kararının yerinde olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile hükme esas alınan ve karar vermeye yeterli olmayan bilirkişi raporuna göre yazılı gerekçe ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy