(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.11.2004 tarih ve 2003/1114-2004/1172 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken ortaklıktan istifa ettiğini, kooperatife yaptığı ödemenin toplam 11.400.000.000.-TL'sı olduğunu, alacağın 4.590.000.000.-TL'lik kısmı için icra takibi yapıldığını, takibe itiraz edilmesi nedeniyle itirazın iptali davası açıldığını ve açılan bu davanın derdest olduğunu, bu nedenle işbu davanın bakiye 6.810.000.000.-TL'sı üzerinden açıldığını, ayrıca kooperatifin elinde 30.07.2001 vadeli 300.000.000.-TL'sı bedelli ve 30.10.2001 vadeli 500.000.000.-TL bedelli iki adet senet olduğunu ileri sürerek, 6.810.000.000.-TL'sı alacağın istifa tarihinden itibaren banka reeskont faizi ile tahsiline ve 30.7.2001 vadeli 300.000.000.-TL'sı bedelli ve 30.10.2001 vadeli 500.000.000.-TL bedelli iki adet senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, dosyadaki kanıtlara göre, davacının Antalya İcra Müdürlüğünün 2002/1793 sayılı takip dosyasında fazlaya ait haklarını saklı tutmadan 4.590.000.000.-TL'sı talep ettiği, takibe itiraz üzerine itirazın iptali davası açıp, kararın kesinleştiği, artık bundan sonra tekrar dava açarak bakiye alacağın istenemeyeceği, ancak, davacının Antalya 2. İcra Müdürlüğünün 2002/2879 sayılı takip dosyası için ödemek zorunda kaldığı 2.325.000.000.-TL'sının tahsilini ve senetlerin iptalini talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 2.325.000.000.-TL'sının 16.05.2003 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, 30.07.2001 vadeli 300.000.000.-TL'sı bedelli ve 30.10.2001 vadeli 500.000.000.-TL bedelli iki adet senet nedeniyle davacının borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığından istifa ettiğini ileri sürerek, kooperatife yapılan ödemelerin iadesini istemiştir. Mahkemece, davacının daha önce alacağının bir kısmının tahsili için icra takibi yaptığı ve itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası sonucunda alacağının hüküm altına alındığı, o davada fazlaya ait haklarını saklı tutmaması nedeniyle artık bakiye alacağını talep edemeyeceği gerekçesiyle, talebin itirazın iptali davasından sonraki kısmına ilişkin bölümü yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Devir dışında bir nedenle ortaklığı sona eren ortaklar ile hesaplaşma süresi ve yükümlülükler, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesinde düzenlenmiştir. Kooperatif anasözleşmelerinde de bu konuda düzenlemeler bulunmaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. maddesine göre, devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Bilançonun kesinleşmesi ise, bilançonun genel kurulca kabulü ile olur ve alacak en erken bu tarihte muaccel olur. Öte yandan, aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasına göre ise kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olan iadeler, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebileceği düzenlenmiştir. Davacının işbu davadaki istemi anılan yasa maddesine dayalıdır. Bir başka deyişle; davacı yasadan kaynaklanan hakkını talep etmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, bakiye alacağını ilk davada fazlaya ait haklarını saklı tutmasına gerek olmadan isteyebilir.
O halde mahkemece, öncelikle dava tarihi itibariyle davacı alacağının muaccel olup olmadığı belirlenerek, Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi hükmüne göre davacının davalı kooperatiften ne kadar alacağı olduğu kooperatif kayıtları üzerinde uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp tesbit edilerek, hasıl olacak sonuç çerçevesinde alacak miktarına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy