(4721 S. K. m. 990)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Isparta Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.04.2005 tarih ve 2004/466-2005/134 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesabı bulunduğunu, hesabına yatırılan paraya nedensiz olarak el konulduğunu ileri sürerek 2.663.000.000. TL.'sının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankada hesabı bulunan davacının hesabı bulunan davacının hesabına geçen paranın dava dışı 3.kişiye ait sahte kredi kartı işleminden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre dava dışı üçüncü kişinin hesabından yapılan havale ile davacının kredi kartı borcunun ödendiği ancak bu ödemenin sahte kredi kartı ile POS cihazında yapılan usulsüz işlemle elde edildiği ileri sürülerek davacının hesabına el konulmuş ise de davacı hakkında hukuk ve ceza davası açılmadığı, dava dışı üçüncü kişinin eylemlerinden sorumlu tutulamayacağı, kötü niyetli olduğunun iddia edilmediği gerekçesiyle, MK 990 maddesi gereğince davanın kabulü ile 2.663.000.000.TL.sının yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının izin ve talimatı olmaksızın, kredi kartı hesabına yatırılan paranın davalı banka tarafından resen çekilmesi nedeniyle iadesi istemine ilişkindir.
4721 Sayılı TMK'nun 990. maddesi gereğince, zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.
Somut olayda, davalı banka ile üye işyeri sözleşmesi yapan, dava dışı üçüncü kişinin işyerine takılan POS cihazından sahte/kopya kartla yapılan işlem sonucu elde edilen para ile davacının kredi kartı ödenmiştir.
Mahkemece, davalı banka tarafından, davacı ile dava dışı üçüncü kişinin birbirini tanıdığı ve davacının kötü niyetli olduğu savunulmuş ise de, savunmaya ilişkin deliller ibraz ettirilip, değerlendirilmeksizin, davacının dava dışı üçüncü kişinin eylemlerinden haberdar olmadığı ve kötüniyetli olduğunun iddia edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2006 tarih inde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy