(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.05.2005 tarih ve 2003/778-2005/249 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı banka aracılığıyla müvekkili kurumdan aylık alan, dul ve yetimlerin aylıklarından hizmet bedeli adı altında haksız yere kesinti yapıldığını ileri sürerek, şimdilik 4.053.961.000 TL. sının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davalı bankanın hizmet bedeli kesintisi yapmaya devam ettiğini ileri sürerek şimdilik 6.426.028.329.000 TL. sının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davada, davacının kurumdan aylık alanlar adına dava açma sıfatı ve hukuki yararı bulunmadığını, hesap işletim ücreti adı altında alınan hizmet bedelinin tüm mudilerden alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, banka kanalı ile maaş ödemesini kurumdan maaş alan ilgililerin itiraz etmeden kabul ettikleri bir ödeme biçimi olduğu, ilgililerin hizmet bedeli adı altında yapılan kesintiye itiraz etmediği, davacı kurumun taraf olmadığı bir hukuki ilişkide tüm SSK'lıları temsil yükümlülüğü bulunmadığı, bankanın yaptığı kesintinin muhatabının SSK'dan aylık alanlar olduğu, davalı SSK'nın davada taraf sıfatı bulunmadığı gibi hukuki yararının da olmadığı gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin 17.11.2004 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu uyuşmazlığın sigortalılar adına yatırılan ve ölüm vs. nedenle sigortalı tarafından alınmayan ve kuruma iade edilen aylıklardan yapılan kesintilerden kaynaklanmadığının belirtilmiş olmasına göre davacı vekilinin, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi halinde hükmedilecek vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinden daha fazla olamayacağına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 13.20 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy