(818 S. K. m. 416)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.04.2005 tarih ve 2004/536-2005/249 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.01.2007 gününde davacı avukatı Turgay Kesin ile davalı avukatı Nurettin Ateş Atayakul gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan Almanya için temsilcilik sözleşmesi gereği, sattığı malın FOB tutar bedeli üzerinden %5 komisyon ödenmesi gerektiği halde ödenmediğini, bu bedelin yaklaşık 30.000 Euro'ya yaklaştığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (5.000.000.000) TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme hükümlerine aykırı davranış ve işlemleri nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, davacının davalının müşteri kitlesine doğrudan ulaşmak, davalı tarafından kesilen faturaları gizleyip, kendi adına faturalar tanzim ederek kazançlar elde ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi asıl ve ek raporuna nazaran, taraflar arasındaki temsilcilik sözleşmesinin yürürlükte kaldığı dönem için davacının davalı şirketten olan komisyon ücreti alacağı toplamının (43.088,59) Euro olduğu, (24.702,41) Euronun davacıya ödendiği, davalı şirketin müşterisi olan Avusturya'da bulunan iki ayrı şirkete yapılan mal satışı ile ilgili olarak düzenlenen iki adet fatura bedelinin davalıya değil, davacıya ödendiği, bu iki adet fatura bedeli toplamı (18.636) Euro'dan davacı komisyon bakiye alacağı düşüldüğünde davalı şirketin davacıdan (249.82) Euro alacağının kaldığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı alacağın davacı komisyon alacağından mahsubunun yapılmış olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasındaki temsilcilik sözleşmesi uyarınca doğduğu iddia edilen komisyon ücreti alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda da vurgulandığı üzere davaya konu iddia ve savunmalar bakımından önem taşıyan husus, davacının ileri sürdüğü komisyon alacaklarına esas teşkil eden mal satışlarının davacının temsilcilik faaliyeti neticesinde yapılıp, yapılmadığının ve sözleşmeye uygun bir şekilde tahakkuk edip, etmediğinin tespitidir. Davacı tarafından aracılık ettiği satım işlemleri için davalıdan sipariş teyidi alındığı iddia edildiği ve buna ilişkin bir takım faks mesajı, faturalar v.b. belgeler sunulduğuna göre bilirkişilerce taraflar arasındaki sözleşmenin 1. maddesi uyarınca ayrıca davalıdan yazılı teyit alınması gerektiği yolundaki belirlemede bir isabet bulunmadığı gibi, bilirkişi raporunda yer alan ve davacının iddiasını salt komisyon faturalarına dayandırdığı tespiti de doğru değildir. Davacı sipariş teyitlerini aldığını ve bağıtlanmasına aracılık ettiği sözleşmelerden doğduğunu iddia ettiği komisyon alacağını davalının ticari defterleri ile dosyaya ibraz ettiği sipariş teyitleri, bu teyitlere istinaden davalı tarafından kesilen mal satımı faturaları, faks mesajları, e-mail yazışmalarına dayandırmaktadır, eğer, tüm bu delillerle davacının bakiye bir komisyon ücreti alacağı olduğunun varlığı ortaya çıkarsa artık komisyon ücreti alacağına ilişkin faturaların davalıya tebliğ edilip edilmediğinin alacağın varlığını ispat açısından bir önem taşımayacağı da açıktır, salt faturaların tebliğ edilmemiş olmasının doğmuş davacı alacağını ortadan kaldırması düşünülemez, kaldı ki, davacı tarafından sunulan 47 adet faturanın yer aldığı listenin ilk 31. sırasındaki faturaların davalı tarafın kabulünde olmasına karşın, bilirkişilerce davalı ticari defterlerinde 25 adet faturanın yer aldığı ve davacının komisyon alacağının 43.088.59 Euro olduğu yolundaki belirlemede isabetsizdir. Bu durumda mahkemece, yeni bir bilirkişi heyeti marifetiyle davacı iddiasının tüm taraf delilleri değerlendirilmek suretiyle belirlenmesi gerekirken uyuşmazlığı çözümlemekten uzak bilirkişi asıl ve ek raporuna istinaden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy