(1163 S. K. m. 16) (HGK 18.10.2006 T. 2006/11-623 E. 2006/666 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.05.2005 tarih ve 2003/196-2005/349 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.01.2007 gününde davalı Tasfiye Hal. S.S. Tüten Konut Yapı Kooperatifi Tasfiye Memuru Nurdan G. geldi, tebligata rağmen davalı vekili ve davacılar vekilleri duruşmaya gelmedi. Temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili; müvekkillerine murislerinden kalan kooperatif ortaklığının davalı tasfiye kurulunca çıkarılan borçlara bağlı olarak sona erdirildiğini, ortaklıktan çıkarmaya mesnet ihtarların yasa ve anasözleşmeye uygun olmadığı gibi, ihtar içeriğinde istenen alacakların genel kurul kararlarına dayanmadığını ileri sürerek asıl davada ihraç kararının iptali ve davacılar adlarına tahsisli konutun tapusunun davacılar adına yazımına, birleşen davada ise kooperatife borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıların kooperatife borcu bulunduğunu, borcun anasözleşmeye uygun olarak istenmesine rağmen ödenmediğinden alınan ihraç kararının doğru olduğunu savunarak her iki davanın da reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; davalı kooperatifin tasfiye kurulunun davacılar adına çıkardığı borcun genel kurul kararına dayanmadığı gibi, birinci ihtarname içeriği borcun hangi kaleme ait olduğunun, hangi oranda ve tarihten itibaren faiz istenildiğinin belirtilmediği, ikinci ihtarda da ilk ihtardan farklı bir borcun istendiği, bu ihtarların yasa ve anasözleşmeye uygun olmadığı, genel kurul kararlarına dayanmadığından davacılardan herhangi bir alacak işleminde bulunulamayacağı gerekçesiyle her iki davanın da kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve asıl davada davacıların kooperatiften ihracına gerekçe gösterilen borçların, ihtar ve ihraç tarihlerinden önce alınmış bir genel kurul kararına dayanmamış bulunmasına, tasfiye kurulunun aidat ve ek ödeme kararı almasının mümkün bulunmamasına göre ihraç kararının iptaline ilişkin karara yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl davada davacıların tapu iptali ve tescil, birleşen davadaki borçlu olmadığının tespiti istemine gelince; Dairemizin 26.5.2005 tarih ve 456-5533 sayılı kararı ve bu karar ile ilgili YHGK. nun 2006/11-623-666 sayılı kararında belirtildiği gibi, yargılama sırasında davalı kooperatifin genel kurulu 15.10.2004 tarihinde toplanarak tasfiye kurulunun aldığı tüm kararlar benimsenmiştir. Bu genel kurul kararlarının eldeki dava açısından sonuçlarının değerlendirilmesi, genel kurul kararı kesinleşti ise bu karar gereğince davacıların kooperatife borcu olup olmadığı, borcun varlığının tespiti halinde ise borçlu üyenin tapu iptali ve tescil talebinde bulunamayacağı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, yazılı gerekçeyle eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı berte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy