(1163 S. K. m. 15, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yalova Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.06.2005 tarih ve 2004/596-2005/1433 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.01.2007 gününde davacı asil ve avukatı Murat Kemal Zadeoğlu gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi gereğince kooperatifin mal varlığı rayicinin davacı hissesine isabet eden kısmın davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 15.366.000.000 TL.nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili kooperatife 1.935.000.000 TL ödediğini, davacı için yapılan 50.000.000 TL protesto masrafı düşüldükten sonra kalan 1.885.000.000 TL.nın genel kurul kararı gereği aylık 157.083.000 TL.dan tamamının davacıya ödendiğini, davacıya ödenecek bir borç bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi gereğince davacı alacağının 1.892.213.000 TL olup, davalı kooperatif tarafından davacı adına açılan hesaba yatırıldığı, kooperatifin taksitlendirme işleminin usulüne uygun olup, peşin ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşüreceği, kooperatifin 42.787.000 TL.lık kısmını tebligat masrafı olarak kesmesinin usulüne uygun olmadığı, yapılan tebligat işleminin kooperatifin genel giderlerinden sayılarak ortak gider içerisine alınması gerektiği halde sadece davacıya yüklenmesinin usulüne uygun olmadığı ve bu miktarın davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılarak, 42.787.000 TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı kooperatif ortaklığından çıkarılan davacının yaptığı ödentilerin iadesi istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1 ve ana sözleşmenin 15/1 maddeleri gereğince, kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortağın, çıktığı veya çıkarıldığı yıla ait genel kurulda kabul edilerek kesinleşen bilançodan payına düşen miktardan hissesine isabet eden masraflar düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkı vardır. Bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir. Aynı Kanun'un 17/2 nci maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek olması nedeniyle ödemelerin geciktirilmesi mümkündür. Ancak bu durum kooperatife geciktirme hakkı verir ise de alacağın muacceliyet tarihini etkilemez.
Somut olayda davalı kooperatifin 28.04.2001 tarihli genel kurulunda ödemelerin Haziran 2001 tarihinden başlamak üzere 12 eşit taksitte yapılması kararı alınmış olup davalı kooperatifin bu süre içerisinde ödeme yapma hakkı var ise de, davacının alacağı yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca ihraç kararının kesinleştiği yıl bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren bir ay sonra muaccel olacağından, bu tarihten itibaren hesaplanan işlemiş faizin de talep halinde davacıya ayrıca ödenmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece, davacı alacağının, davacı hakkında verilen ihraç kararının kesinleştiği yıla ait genel kurulun yapıldığı tarihten itibaren 1 ay sonra muacceliyet kazandığının kabulü ile faiz başlangıcının belirlenmesi gerekirken, davacı alacağına temerrüt faizi yürütülmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 30.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy