(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.04.2005 tarih ve 2004/31-2005/197 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-birleşen dava davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin ortaklıktan 05.08.2002 tarihinde istifa ettiğini, istifa dilekçesini de kooperatife sunduğunu, istifanın tek taraflı bir işlem olması nedeni ile kooperatifin istifayı kabul etmemesi gibi bir hakkının bulunmadığını, ödedikleri aidatın tahsiline yönelik başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, müvekkilinin 05.08.2002 tarihinden itibaren üye olmadığının tespitine, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının aidat borçlarını ödemediğini, tahsiline yönelik başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, birleşen davada davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, davacının istifasını engeller bir durumun olmadığı, istifasının taahhütlü mektupla davalı kooperatife ulaştığı, istifa dilekçesinin karşı tarafa ulaştığı andan itibaren davacının artık ortak olmadığı, ödediği aidatları isteyebileceği, istifa ile birlikte ödenmeyen aidatları kooperatifin talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın 6.715.-YTL üzerinden iptaline, birleşen davanın ve icra inkar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davada davacı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, istifa nedeniyle kooperatif ortaklığının son bulduğunu ileri süren davacı ortağın, ödemiş olduğu aidatların istirdadı amacıyla giriştiği icra takibine vaki itirazın iptali istemine, birleşen dava ise, davalının ortaklığının sona ermediğini ileri süren davacı kooperatifin, ortakça ödenmeyen aidat borcunun tahsili amacıyla giriştiği icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1163 Sayılı Kop. K. nun 13. maddesi uyarınca, yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınırsa, ortak çıkma dileğini noter aracılığıyla kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.
Somut uyuşmazlıkta ise, davacı-birleşen davalı ortak, kooperatif ortaklığından çıkma iradesini, 05.08.2002 tarihli iadeli taahhütlü mektup ile kooperatife bildirmiş, kooperatifçe istifanın kabulü yönünde bir karar alınmadığı gibi, 15.06.2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına, davacı-birleşen davalı ortak da davet edilmiştir. Bu durum karşısında ortakça yapılacak iş, çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmek iken bu yapılmamıştır. O halde mahkemece, davacı-birleşen davalının anılan Yasa hükmü uyarınca ortaklıktan çıkma işleminin gerçekleşmediği kabul edilerek sonucuna göre asıl ve birleşen davalar hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Kabul şekli bakımından da, hem asıl hem de birleşen davanın konusu olan alacak, kooperatif aidatlarından kaynaklanmaktadır. Kooperatif aidatlarının miktarı ise genel kurullarda belirlendiğine göre, taraflar borcun miktarını bilmek durumunda olup, alacaklar belirlenebilir, diğer bir deyişle likid sayılmalıdır. Bu nedenle mahkemece, davalı-birleşen davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi dahi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) no'lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı-birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy