(6762 S. K. m. 1281) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 6. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.06.2005 tarih ve 2005/74-2005/312 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sözleşmesi ile sigortalı aracının, alkollü sürücü tarafından kullanıldığı sırada üçüncü kişinin aracına çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu nedenle müvekkilinin bu kişinin kasko sigortası şirketine 2.750.000.000 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin davaya konu aracın maliki olduğunu, ancak aracın kiraya verilmesi nedeniyle işleteni olmadığını, bu nedenle pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde sürücünün alkollü olmasının bir etkisinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesi kapsamında, aracın alkollü sürücü tarafından kullanıldığı iddiasına dayalı, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 4/d maddesi ve Dairemizin yerleşen uygulamasına göre, trafik sigortacısının kendi sigortalısına geri dönerek ödediği tazminatı talep edebilmesi, kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması koşuluna bağlıdır. Böyle bir durumun ispatı ise TTK.nun 1281/2. maddesi hükmü uyarınca sigortacıya düşer.
Bu durumda, mahkemece, aralarında nöroloji, trafik ve sigorta konularında uzmanların bulunduğu bilirkişi heyetine birlikte inceleme yaptırılıp, olayın oluş şekli, hava, yol durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilip, rizikonun münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin açıklığa kavuşturulması ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmadan, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy