(1086 S. K. m. 388) (554 S. KHK. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.03.2005 tarih ve 2005/13-2005/137 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket adına 2001-00416 no ile tescilli soba kapağı emteası tasarımının, davalı tarafından üretilen ürünlerde kullanıldığını ileri sürerek, davalının müvekkiline ait endüstriyel tasarım hakkına tecavüzünün tespit ve önlenmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı adına tescilli modelin bir çok firma tarafından üretilen anonim bir model olduğunu, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, aynı nedenlerle, davalıya ait 2001-00416 no'lu endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve şimdilik (500.000.000) TL. maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya ait soba kapağı tasarımının anonim bir model olduğu ve koruma şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl ve birleşen davalar, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespit ve önlenmesi, endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Ancak, mahkemece asıl dava ile birleştirilmesine karar verilen Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait 2004/159 E.- 140 K. sayılı dava hakkında hiçbir hüküm kurulmamıştır. Oysa, HUMK. nun 388. maddesi uyarınca hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu durum karşısında mahkemece, birleşen dava hakkında HUMK. nun 388. maddesine uygun bir karar verilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy