(818 S. K. m. 60, 126)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.05.20055 tarih ve 2004/514-2005/165 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.02.2007 gününde davacı avukatı Canan S. ile davalı avukatı Ali Ç. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile Antalya Serbest Bölgesi içinde faaliyette bulunabilmek için 20 yıl süreli, 19.12.1994 başlangıç tarihli bir kira sözleşmesi imzalandığını, 15.09.1995 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 95/7233 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile serbest bölgenin sınırlarının daraltıldığını ve bunun sonucunda müvekkilinin serbest bölge dışında bırakıldığını, bunun üzerine davalı şirketin davacı ile olan kira sözleşmesinin hükümsüz kaldığını ve artık kira parası almayacağını müvekkiline bildirdiğini, serbest bölge dışında bulunduğu dönem için Milli Emlak Dairesi Başkanlığı Batı Antalya Emlak Müdürlüğü'nün müvekkili aleyhinde Hazine arazisini işgal ettiği gerekçesiyle ecrimisil tahakkuk ettirdiğini, Bakanlar Kurulu'nun 08.08.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2003/5952 sayılı kararı ile müvekkilini yeniden serbest bölge sınırları içine dahil ettiğini, ancak Batı Antalya Emlak Müdürlüğü'nün müvekkilinin kullandığı binaları boşaltıp Defterdarlık'a teslimini talep ettiğini, oysa serbest bölge alanının daraltıp genişletilmesinin, müvekkilinin kiracılık vasfını etkilemeyeceğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı ile imzalamış olduğu 19.12.1994 başlangıç tarihli, 20 yıl süreli kira sözleşmesinin geçerli olduğunun tespitine, davacının 8 yıl serbest bölge dışında kaldığı sürede uğradığı zarar nedeniyle şimdilik 50.000.000.000.-TL. nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sözleşme süresinin sona erme tarihi olan 19.12.2014 tarihinden itibaren 8 yıl daha uzatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK. 60 ve 126. maddelerinde yazılı zamanaşımı süresinde dava açılmadığını, serbest bölge sınırları ile ilgili kararın Bakanlar Kurulu tarafından alındığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, Bakanlar Kurulu kararından sonra taraflar arasındaki sözleşmenin temelinin tarafların irade ve kontrolü dışında çöktüğünü, Bakanlar Kurulu Kararı'nın iptali istemi ile açılan davanın reddine dair kararın kesinleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin Hazine ile yaptığı 08.10.1986 tarihli sözleşme uyarınca Antalya Serbest Bölge'nin işletme hakkını üzerine aldığı, bu sözleşmenin 4 ve 5. maddesinde verilen hak ve yetkiyi kullanarak 19.12.1994 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile dava konusu yeri davacıya kiraya verdiği, kiraya verildiğinde Serbest Bölge olan bu alanın Bakanlar Kurulu'nun 28.08.1995 tarihli ve 15.09.2005 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kararı ile Serbest Bölge olmaktan çıkarıldığını, davalının dava konusu kiraya verme yetkisinin sadece serbest bölge için geçerli olduğu, bu nedenle serbest bölge olmasa da kira sözleşmesinin devam ettiği yönündeki davacı iddiasının yerinde olmadığı, kiraya verilen yerin Bakanlar Kurulu Kararı ile Serbest Bölge olmaktan çıkarılması ile taraflar arasındaki kira akdinin imkansız hale geldiği, taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kira ilişkisinin Serbest Bölge ile bağlantısının vurgulandığı, davacının Serbest Bölge Uygulama Yönetmeliği'nin bir maddesinin iptali istemi ile açtığı davanın reddedildiği, Dış Ticaret Müşteşarlığı'nın 11.09.1995 günlü toplantısında Serbest Bölge dışına geçen yerler üzerindeki idarenin Milli Emlak Müdürlüğü'ne geçtiğinin de vurgulandığı, davacının Serbest Bölge dışındaki süre için davalıya kira ödemeyip, Hazineye ecrimisil ödeyerek feshi zımnen kabul ettiği, sözleşmenin feshinden 8 yıl geçtikten sonra feshin geçersizliğini ve sözleşmenin halen yürürlükte olduğunu ileri sürmenin iyi niyetli bir davranış olmadığını, davacının bedelini istediği binaların davalıya değil, Hazineye ait arazi üzerinde olması nedeniyle, bu bedelin davalıdan istenemeyeceği, kira sözleşmesinin feshinde davalının bir kusuru bulunmadığından davalıdan tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA; 500.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL harcın temyiz edenden alınmasına, 06.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy