(1086 S. K. m. 287) (4489 S. K. m. 1)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.07.2005 tarih ve 2001/1346-2005/324 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı-birleşen dosya davalısı vekiliyle davalı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili iş yerinin davalılar nezdinde hırsızlık rizikolarını da kapsar şekilde sigortalı olduğunu, teminat kapsamında 04.05.2001 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, davalıların gerçek zararın çok altında ödeme yapmak istediklerini, ihtirazi kayıtla ibraname imzalanmasına karşı çıktıklarını, poliçenin enflasyona endeksli olduğunu, tazminattan sorumlu olduklarını ileri sürerek 2.891.860.000 TL.nin 04.05.2001 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş vekili, davacının belirlenen tazminat kabul etmediğini, hakem- bilirkişi prosedürünün işletilmesi gerektiğini, daha önce müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin acente sıfatıyla poliçeyi düzenlendiğini, husumet yöneltilemeyeceğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davanın davacısı vekili, davacının müvekkili aleyhine açmış olduğu davada hakem-bilirkişi prosedürünün işletilmesine karar verildiğini, tebliğ edilen bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olarak düzenlendiğini, demirbaş olmayan emtiaların zarar kapsamına dahil edildiğini, zararın iş yeri kayıtlarıyla tespit edilmediğini bildirerek, hakem-bilirkişi raporunun iptaline ve gerçek zararın belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada hakem-bilirkişi prosedürünün işletildiği, birleşen davada bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de hakem-bilirkişilerin konularında uzman oldukları, aralarında bulunan tekstil mühendisi bilirkişinin kumaş, yatak örtüsü ve uyku seti gibi emtiaların değerlerini piyasa rayiçlerine uygun belirlediği, bu raporun daha gerçekçi olduğu, her ne kadar davalı sigorta şirketi vekilince müzik seti ve televizyon gibi emtiaların sigorta teminatı dışında olduğu savunulmuş ise de demirbaşların da poliçe kapsamına alındığı, zararın belirlendiği gerekçesiyle, birleşen davanın reddine, asıl davada davacının Atasay Sig.Ar.Ltd.Şti. hakkındaki davasının acente olması dolayısıyla husumet nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 1.735.475.000 TL nin dava tarihinden itibaren 4489 sayılı Yasa'nın 1/2 nci maddesine uygun faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen davanın davalısı vekiliyle davalı-birleşen davanın davacısı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait işyerinin davalı tarafından hırsızlık rizikosunu da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı, emtianın yanı sıra demirbaşlar için de teminat verildiği, bu iş yerinde 04.05.2001 tarihinde hırsızlık meydana geldiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki çekişme, hırsızlığa konu emtialarla demirbaşların poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı ve tazminat miktarı noktalarında toplanmaktadır. Davalı Yapı ve Kredi sigorta A.Ş vekilinin savunması üzerine hakem-bilirkişi prosedürü işletilmiş ve hakem-bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Hakem-bilirkişi kurumu, HUMK.nun 287 nci maddesinde düzenlenen delil sözleşmesi hükmündedir. Hakem-bilirkişilerin, hakem gibi yetki ve sorumlulukları olmadığından taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki yönüyle ilgileri bulunmamaktadır. Asli fonksiyonları, sigorta ettirenle sigortacı arasında sigorta tazminatı bakımından bir uyuşmazlık çıktığı takdirde sigorta menfaat değeriyle hasar miktarını saptamaktır. Ancak, somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık salt hasar miktarı yönünde değildir. Hırsızlığa konu olduğu iddia edilen elektronik eşyanın demirbaş olup olmadığı, poliçe kapsamına girip girmediği ve çalındığı iddia edilen kumaş emtiasının miktarı noktalarında bulunmaktadır. Bu durum karşısında, hakem-bilirkişi prosedürün işletilmeyeceği dikkat alınıp, iddia ve savunma doğrultusunda taraf kanıtlarının değerlendirilmesi, uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hakem bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı-birleşen davanın davalısı vekiliyle davalı-birleşen davanın davacısı Yapı Kredi Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davanın davalısı vekiliyle davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle anılan taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy