(6762 S. K. m. 1069)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.04.2005 tarih ve 2003/493-2005/231 sayılı kararın Yargıtay incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.02.2007 gününde taraf vekilleri tebligata rağmen gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili donatanın Odesa'dan İzmir'e dökme mısır yükü taşınmasına ilişkin 27.02.2003 tarihli taşıma sözleşmesinden dolayı davalı taşıtandan (906)USD ölü navlun, (900) USD elleçleme ve (13.185) USD sürastarya alacaklısı olduğunu ileri sürerek, (14.991) USD ve delil tespit gideri (517.700.000) TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili gönderilenin taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını, davanın gönderene yöneltilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, mübrez belgelere ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, gönderenin sorumluluğunda olan yükün istifi, elleçlenmesi ve yüklemeden doğan sürastarya alacağının davalı gönderilenden istenemeyeceği, tahliye limanında kararlaştırılan zamanı aşan 3 gün 4 saat 46 dakikaya tekabül eden (8.796,10) USD'den malı teslim almada kusurlu olmadığını ispatlayamayan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince,
TTK'nun 1069. maddesinin yorumu ve uygulamasında Dairemizin yerleşmiş görüşüne göre, sözleşmeyle kararlaştırılabilecek bir tür ücret olan sürastaryanın borçlusu kural olarak taşıtandır. Gönderilenin sürastaryadan sorumlu tutulabilmesi için, bu hususun taşıma sözleşmesinde veya konişmentoda açıkça kararlaştırılmış olması zorunludur.
Uyuşmazlığın kaynaklandığı çarter-parti sözleşmesinde ve bu sözleşme uyarınca düzenlenen konişmentoda gönderilenin sürastaryadan sorumlu olduğu yolunda bir düzenleme ve kayıt bulunmadığına göre, davaya konu edilen diğer talep kalemleri gibi boşaltma limanında doğduğu ileri sürülen sürastarya alacağından dolayı davalı gönderilene yöneltilen bu alacak kaleminin de reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentteki nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA; istek halinde aşağıda yazılı 186,90.-YTL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy