(1163 S. K. m. 56) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.04.2005 tarih ve 2004/421-2005/170 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hamiyet Kulak vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan Hamiyet Kulak'ın diğer davalı kooperatiften olan alacağı nedeniyle başlattığı icra takibi sırasında davalı kooperatife aidatlardan kaynaklanan borcu olduğundan bahisle haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, icra takibinden önce davalı kooperatifle ilişkisi sona ermiş olduğundan haciz ihbarnamelerinde belirtildiği gibi aidatlardan kaynaklanan bir borcu bulunmadığını, bu nedenle gönderilmiş olan haciz ihbarnamelerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı kooperatife borcunun bulunmaması nedeniyle söz konusu takipten dolayı davalı alacaklıya da borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hamiyet Kulak vekili, davacının kooperatif üyeliğinin sona erdiğini bilmediklerini, resmi kayıtlara göre haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, ayrıca borçlu hakkındaki haciz ihbarnamesi talebinden de vazgeçildiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, davacının haciz ihbarnamelerine itiraz etmeyerek kendi kusuru sonucu davayı açmak zorunda kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı hakkında 31.12.2001 tarihinde davalı kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiği, davalı kooperatifin davacıdan alacağı bulunduğunu belirterek haciz ihbarnamelerine neden olduğu, davacının davalılara borcunun bulunmadığının saptandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Hamiyet Kulak vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Hamiyet Kulak'ın diğer davalı kooperatiften olan alacağı nedeniyle başlattığı icra takibi sırasında kooperatife borcunun bulunduğundan bahisle davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı kooperatif aleyhine yürütülen icra takibi sırasında yaptığı kısmi itirazında mal beyanı olarak üyelerden olan aidat alacaklarını bildirmiştir. Bu bildirim üzerine davalı Hamiyet Kulak tarafından davacıya haciz ihbarnameleri gönderilerek diğer davalı kooperatife olan borcun icra dairesine ödenmesi istenmiştir. Yapılan yargılama sonunda davacının davalı kooperatife borcunun bulunmadığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacının kendisine gönderilen ihbarnamelere yasal süresinde itirazda bulunmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin ve davalı alacaklının haciz ihbarnamelerinin gönderilmesinde bir kusuru olmadığının anlaşılmasına göre davalı Hamiyet Kulak aleyhine yargılama giderlerine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalı Hamiyet Kulak yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı Hamiyet Kulak vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy