(818 S. K. m. 66, 125)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.06.2005 tarih ve 2004/257 - 2005/353 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Yurt Security Off Shore Ltd mudisi olan davacıya, herhangi bir karşılığı olmadan ve havale yapılmadan Yurtbank A.Ş. tarafından (17.070.564.121.-) TL ödemede bulunulduğunu, davalının bu şekilde sebepsiz zenginleştiğini, dava konusu alacağın müvekkiline temlik edildiğini ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, talebin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu ödemenin 08.02.2000 tarihinde davacıya yapıldığını, BK.nun 66 ncı maddesi uyarınca alacağın zamanaşımına uğradığı, bir an için ödeme tarihinin zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak kabul edilmemesi halinde dahi, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun 04.11.2002 tarihli raporu ile zararın öğrenildiğinden sonucun değişmeyeceği, 12.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5020 sayılı Kanun'un geçmişe yönelik olarak uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalıya 23.12.1999 tarihinde yurtdışı Off Shore bankasından havale gelmediği halde bir vadeli mevduat hesabı açıldığı, bu hesaba ilişkin bir hesap cüzdanı verildiği ve 01.02.2000 tarih 12 no'lu Yurtbak A.Ş. yönetim kurulu kararı ile 08.02.2000 tarihinde, davalı tarafından hesaptaki paranın çekildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, Yurtbank A.Ş. nezdinde 23.12.1999 tarihinde davalı adına mevduat hesabı açılması ile, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin meydana geldiği ve bu ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlığa da, BK.nun 125 nci maddesinde düzenlenen 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, dolayısıyla 12.04.2004 tarihli davanın süresinde açıldığı kabul edilerek işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına, 27.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy