(6762 S. K. m. 434)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.03.2004 gün ve 2003/1424-2004/478 sayılı kararı onayan Daire'nin 17.05.2005 gün ve 2004/7102-2005/5215 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı finans kurumunun Trabzon Şubesi'nde 17.02.2000 tarihinde vadeli kar ve zarara katılma hesabı açtırdığını, 76.000.-USD bedelli hesabın vadesinin 11.02.2001 tarihinde dolduğunu, davalı yetkilileri tarafından hesabın vadesinin dolduğu tarihte hesabın %20 kar ettiği bildirilmiş ise de, aynı tarihlerde davalı kurumun çalışma izninin kaldırıldığını, müvekkilinin kar eden vadeli hesabında bulunan 90.950.-USD'nin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, bu bedelin 11.02.2001 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemiz'ce onanmıştır.
Dava, alacak istemine ilişkin olup, davacının davalı finans kurumunda kar zarar ortaklığı hesabı bulunduğu, hesabın vadesi dolmasına rağmen davacıya halen herhangi bir ödeme yapılmadığı ve davalı finans kurumunun tasfiyeye girdiği yanlar arasında çekişmesiz olup, uyuşmazlığın çözümü davacının tasfiye süreci sonuçlanmadan alacak talep etmesinin mümkün bulunup bulunmamasında toplanmaktadır.
Her ne kadar mahkemece tasfiyenin sonuçlanmaması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Dairemizce onanmış ise de, dosya içerisinde bulunan tasfiye kuruluna ait ilan suretleri ve yaptırılan delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporunda; tasfiye kurulunun aynı şekilde hesabı bulunduğu ileri sürülen kişilere ödeme yaptığı anlaşılmış bulunduğundan, mahkemece davalı kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, gerçekten de kar zarar ortaklığı hesap sahiplerine ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bunun nedenleri araştırılarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekir.
Bu itibarla, davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararını onayan Dairemizin kararının ortadan kaldırılarak, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemiz'in 17.05.2005 tarih ve 7102/5215 sayılı onama ilamının ortadan kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının, isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 14.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy