(6762 S. K. m. 1065, 1066)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 08.03.2005 ve 2005/44-2005/35 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Trans Ka Tanker İşlt. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın Kemal K gemisi ile taşınması sırasında hasara uğradığını, hasar nedeni ile müvekkilince sigortalısına 4.369.669.538-TL. ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalılardan temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava istemiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden Trans Ka Tanker İşletmeleri Ltd. Şti.'nin taşıma sözleşmesi gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, eğer zarar varsa kostik soda boşaltıldıktan sonra meydana geldiğini, uluslararası taşımacılıkta kostik sodanın taşınmasında %2'lik fire olmasının normal olduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın gemi donatanı davalı Trans Ka Tanker İşletmeleri Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Trans Ka Tanker İşletmeleri Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının Sigortalısına ait emtianın Romanya'dan, İzmit'e nakliyesi davalı tarafça gerçekleştirilmiş olup, gemi ile yapılan taşıma sonunda emtianın eksik olarak teslim edilmesi nedeniyle sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketi bu dava ile sigortalısına ödediği miktarın davalıdan rücuan tahsilini istemiştir.
Uyuşmazlık, emtianın sigortalıya eksiksiz teslim edilip edilmediği, başka bir ifade ile davalı taşıyanın ilgilisinin imzası bulunmayan, ancak gümrük memurlarının katılımı ile düzenlenen tutanağa itibar edilip edilmeyeceği noktasında toplanmakta olup, emtianın noksan teslim edildiğine ilişkin gümrük muayene memuru, gümrük fiktif memuru ve tesis sorumlusunun imzalarını ihtiva eden 25.05.2001 tarihli tutanağa itibar edip değer veren bilirkişi raporu mahkemece benimsenip hükme dayanak yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa Türk Ticaret Kanunu'nun 1065 ve 1066'ncı maddeleri uyarınca yükün muayene ve zararının ihbarı iki aşamalı yapılmakta olup, gerek taşıyan (ki çoğunlukla onu temsilen kaptan), gerekse gönderilen yükün gönderilene tesliminden önce malların hal ve vaziyetini, ölçü ve tartısını tespit ettirmek maksadıyla mahkemeye veya salahiyetli diğer bir makama yahut bu husus için resmen tayin olunmuş bilirkişilere muayene ettirmek hakkını haizdir. Uygulamada, boşaltma limanında yükün kısmi ziya ve hasarının tespiti için, gönderilen veya temsilcisi ile kaptanın iştiraki suretiyle kargo raporu tanzim edilmektedir. Bu yapılmamış ise, tespitin mahkeme kararıyla veya bu işleri yapmakla görevlendirilmiş salahiyetli diğer bir makam tarafından yahut bu husus için resmen tayin edilmiş eksperler vasıtasıyla yapılması gerekmektedir. (Bak. Prof. Dr. T.Ç. - Navlun Sözleşmesi, 5. Baskı, 1995 sh.135 vd.)
Somut olayda, bilirkişi raporuna esas teşkil eden 25.05.2001 tarihli tutanak her ne kadar gümrük memurlarınca imzalanmış resmi bir belge de olsa, davalı taşıyan ilgilisinin katılımı bulunmadığı, bu nedenle geçerli bir belge olarak kabul edilemeyeceği nazara alınıp, yasada belirlenen biçimde usulüne uygun bir şekilde eksikliğin belirlenmesine yönelik bir tespitinin yapılmamış olması olgusu karşısında, mahkemece, T.T.K.'nun 1066/son fıkrasındaki karinenin taşıyan davalı lehine oluştuğu sonucuna varılarak, karinenin aksini ispat edecek deliller varsa davacı tarafa ibraz ettirilmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek sonuçta eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçelerle davanın kabulü, doğru olmamıştır.
Öte yandan, taraflar arasındaki diğer bir çekişme noktası da kostik soda emtiasının fire veren emtia olup olmadığı hususunda olup, bu konuda her ne kadar bilirkişi kurulunca, anılan bu emtianın fire veren bir emtia olmadığı görüşü belirtilmiş ise de, bu noktada Deniz Ticaret Odası'nca dava konusu olmayan kömür emtiası ile ilgili yanıt verilmesi karşısında mahkemece, dava konusu edilen emtiaya ilişkin olarak yeniden yazı yazılıp yanıtı dahi beklenmeden karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan Trans Ka Tanker İşletmeleri Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy