(6762 S. K. m. 56, 57) (7201 S. K. m. 17, 20, 32) (1086 S. K. m. 432) (556 S. KHK. m. 9, 61) (554 S. KHK. m. 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.02.2005 (21.07.2005) tarih ve 2003/41 - 2005/15 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.02.2007 gününde davacı avukatı Ceylin Beyli ile davalı avukatı Gökçe Dere gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Dünyanın 4 üncü büyük çikolata ve şekerleme üreticisi olup, ürünlerinin Ülkemizde de iyi tanınıp, beğenilerek tüketildiğini, davacının kinder bueno ve duplo adlı çikolatalı gofret ürünlerinin yaratanı, üreticisi ve tüm haklarının sahibi olduğunu, özgün ürün şeklini marka ve ambalajlarında tanıtıcı ve ayırt edici bir unsur olarak kullandığını, sözü edilen ürün şekillerinin WIPO nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin dalga şekli markasının 13.10.1989, ambalaj şekli markasının 31.01.1994 tarihinden itibaren adına tescilli olup, kinder bueno ve duplo ürünleri üzerinde iç içe geçmiş olarak marka ve ambalaj haklarının olduğu, davalının gofresh ürünü ile müvekkilinin sayılan bütün haklarına beş yılı aşkın süredir tecavüz ettiğini, davalının 3 adet ambalaj ile yarattığı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet ortamının giderilmesi amacıyla açılan davanın halen derdest olduğunu ancak davacının müvekkiline ait marka ve ambalajlara iltibas yaratan birçok yeni ambalajı daha piyasaya sürdüğünü, bu yeni ambalajların ilk davanın konusunu teşkil eden 3 ambalajın yeni versiyonları olduğunu, davalı ambalajlarının müvekkili markalarına iltibas yaratmasının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 9 ve 61 nci maddelerine göre müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği gibi, davalının müvekkili ürün ambalajlarını taklit etmesinin TTK.nun 56 ve 57/5 inci maddesine göre marka tecavüzünden bağımsız ayrı bir haksız rekabet oluşturduğunu, davalının müvekkilinin marka ve ambalajlarına tecavüz oluşturduğu bilirkişi raporlarıyla sabit olan (1-c) ve (2-a) kod numaralı ambalaj kompozisyonları adına endüstriyel tasarım tescili olarak tescil ettirdiğinin belirlendiğini oysa tasarımların hiçbir yeniliği olmadığını ve 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43/a maddesi uyarınca hükümsüz olduğunu ileri sürerek, davalının GO FRESH markası altında (1-a, 1-b, 1-c, 2-a, 3-a, 3-b, 3-c) kod numaraları ile adlandırılan ambalajları kullanarak müvekkilinin markalarına ve ürün ambalajlarına iltibas oluşturmak suretiyle ortaya çıkan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitine, davalının 20025/2474 sayılı Endüstriyel Tasarım tescilinin hükümsüzlüğünün tespitine ve sicilden terkinine, tecavüzün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hükmün iki gazetede yayımlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı vekili tarafından ( 1-a, 1-b, 3-a, 3-b, 3-c ) şeklinde isimlendirilen ürün ve ambalajlar ile ilgili görülmekte olan derdest bir dava bulunduğunu, davacı tarafın bu markalar konusundaki iddia ve taleplerinin öncelikle derdest nedeniyle reddinin gerektiğini, davaya konu gıda maddeleri ambalaj ve desenleri için Endüstriyel Tasarım tescil belgesi alındığını, emtianın doğasından kaynaklanan özellikleri müşterinin dikkatine sunmanın iltibas olarak kabul edilemeyeceğini, ürün ambalajlarında ürünleri ayırt etmeye yarayan farklılıkların bulunduğunu, davacının endüstriyel tasarım tescilinin terkini talep edebilmesi için davacı sıfatının bulunmadığını, davacının amacının tekel oluşturmak olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, her iki tarafa ait ambalaj ve kompozisyonların genel izlenim açısından benzerlik arzettiği davalının ambalaj tasarımlarında büyük oranda davacıya ait 153362 nolu tescilli şekil markasından yola çıktığı, davalının Gofresh ibareli markasının kelime itibariyle davacıya ait markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmasa da, davalı ürün ambalajlarının davacının tescilli 115815 ve 153362 nolu markalarına tecavüzde bulunduğunu, bu durumda haksız rekabet yarattığı, davalı endüstriyel tasarımının yenilik niteliği arz etmediği, davalının ürünlerinde yer alan katkı maddelerinin pekala iltibas yaratmayacak şekilde kullanımının mümkün olabileceği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile davalı adına 2002 2474 nolu ile tescilli endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne, tescilli tasarımların kullanılması nedeniyle haksız rekabet oluşmayacağından buna ilişkin haksız rekabetin tespiti ve men'i talebinin reddine, ancak tescilli bulunmayan ambalaj tasarımları ile davacının tescilli markasına tecavüzde bulunduğu anlaşıldığından markaya tecavüz ve haksız rekabetin tesbit ve men'ine, davalının ( 1-a, 1-b, 1-c, 2-a, 3-a, 3-b, 3-c ) ile kodlanan Gofresh ürün ambalajlarındaki öğeler ile davacının Kinder Bueno ve Duplo markalı ürün ambalajları ile yarattığı benzerliğin men'ine, ambalaj ve ambalajların tanıtımıyla ilgili her türlü basılı evrakın toplatılmasına ve imhasına, hüküm fıkrasının ilanına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine, mahkemece süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararının 18.05.2005 tarihinde Muhatabın gösterilen adresi iş yeri olup daimi çalışan işçisi Lale Erginay imzasına tebliğ edildiği şeklinde tebligat parçasına meşruhat düşülmek suretiyle tebliğine çalışılmış ise de, Tebligat Kanunu'nun 17 nci maddesine göre, işyerinde çalışan daimi memur veya müstahdemlerden birine tebligat yapılabilmesi için, önce tebligatın muhatabının aranmasının gerekmesine ve muhatabı aranmadan tebligatın doğrudan doğruya memur veya müstahdeme yapılması ve aynı Yasa'nın 20 nci maddesi uyarınca kendisine tebligat yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğinin belirtilmesi halinde keyfiyet ve beyanda bulunanın hüviyetinin tebliğ mazbatasına yazılarak altının beyan yapan tarafından imzalanmasının zorunluluğu karşısında, yapılan tebligatın usulüne uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32 nci maddesi uyarınca süresinde yapıldığı anlaşılan temyiz isteminin reddine dair Mahkemenin 21.07.2005 tarihli kararının bozularak kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasına ilişkin incelemeye geçilmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkemenin 21.07.2005 tarihli temyiz isteminin HUMK. nun 432 nci maddesi uyarınca reddine dair verdiği kararın BOZULARAK kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin esasa yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 500,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 01.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy