(556 S. KHK. m. 5, 7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.05.2005 tarih ve 2005/136 - 2005/315 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.02.2007 gününde davacı avukatı Hüsniye Çiçekcioğlu ile davalı avukatı Sinaz İçek gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ve kullanımla ayırt edicilik kazanmış şekil+TURKISH CARGO markasının tescili başvurusunun 556 SKHK'nin 7/g bendi uyarınca reddedildiğini, yapılan itirazın kısmen kabulü ile davalı kurum YİDK.nun 17.09.2004 gün ve M-1701 sayılı kararı ile markanın Turkish Cargo ibaresi üzerinde başvurusu sahibine münhasır hak sağlamayacağı şerhiyle resmi marka bülteninde ilanına karar verilerek marka hakkının kısıtlandığını ileri sürerek, kararın iptalini, başvurunun kısıtlanmasız ilanını, 17.01.2005 tarihli bültenin toplatılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan ve toplanan kanıtlara göre, davalı kurumunun markanın kısıtlamalı ilanına karar verme yetkisi bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nin 5194 sayılı Kanun ile değişik 5/2 maddesi hükmünün dahi böyle bir yoruma imkan vermeyeceği, davacının tescil başvurusuna konu ettiği işaretin ayırt edicilik niteliği taşıdığı ve vasıf, nitelik belirtmediği, aksi kabul edilse bile işaretin kullanımla kazandığı ayırt edicilik ve bağımsızlaşma nedeniyle davacıya aidiyeti tüm dünyada kabul gören bir olgu olarak belirdiği, başvurusunun kısıtlamasız biçimde ilanına karar verilmesi gerektiği, ilandan sonra üçüncü kişilerin itirazı halinde sadece nispi red nedenlerinin araştırılabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kararın iptaline, başvurunun kısıtlama olmaksızın Resmi Marka Bülteni'nde ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.90 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy