(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Erzurum Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.06.2005 tarih ve 2001/694-2005/337 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının işyerinde 20.8.2001 tarihinde meydana gelen yangın sonucu müvekkili şirkete sigortalı işyerinin hasar gördüğünü ileri sürerek TTK. nun 1301. maddesi gereğince sigortalıya ödenen 9.654.000.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işyerindeki buhar kazanında meydana gelen patlamada kusuru olmadığını, davacı sigortalısının işyerinde meydana gelen hasardan çok fazlasının talep edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen 11.4.2005 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre, davacı tarafça uygun görülen ceza davasındaki kusur oranlarına davalı tarafça da itiraz edilmediğinden oluşa uygun bu kusur oranlarının esas alındığı, davacı sigortalısının işyerinde meydana gelen toplam hasarın 2.996.944.000 TL olduğu, davalının 5/8 kusur oranına isabet eden 1.873.090.000 TL'yi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK. nun 1301. maddesi gereğince açılmış rücu davasıdır. Davacı sigorta şirketi, davalının işyerinde çıkan yangının müvekkiline sigortalı işyerine sirayet ederek hasarlanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürmüş, davalı taraf işyerindeki buhar kazanında meydana gelen patlamada kusuru olmadığını savunmuş, mahkeme ceza davasındaki kusur oranlarını esas alıp davalının olayda 5/8 oranında kusurlu olduğunu kabul ederek davalıyı bu kusur oranı üzerinden zarardan sorumlu tutmuştur. Davalı bina malikidir. BK. 58. madde gereğince bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur. Başka bir deyişle, bina malikinin sorumluluğu kusursuz sorumluluk olup, binanın neden olduğu tüm zararları karşılamakla yükümlüdür. Olayımızda davalı sebep-sonuç ilişkisini kesen zarar görenin ağır kusuru, 3. şahsın ağır kusuru veya mücbir sebep gibi hallerin varlığını ispatlayamadığından zararın tamamından sorumlu tutulması gerekir ise de, davacı tarafından karar temyiz edilmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ayrıca davalı vekili, ceza dosyasındaki kusur oranlarını benimseyen ikinci bilirkişi heyeti raporunun iddialarını doğrular mahiyette olduğunu, davanın reddine, aksi halde bu son bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesini istediğinden davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 75.84 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy