(1086 S. K. m. 43, 45) (6762 S. K. m. 549)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tokat Asliye 1.Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'nce verilen 14.04.2005 tarih ve 1995/160-2005/248 sayılı kararın Yargıtay incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.02.2007 gününde davacı avukatı Ufuk P. ile davalı avukatı İlhami H. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı Mehmet'in Zirai Aletler İmalathanesinin %50'şer paylı adi ortakları olduklarını, davalı şirkette de 120 paydan 48 payın davacıya, bakiyesinin Sebati'ye ait olduğunu, davalı Sebati'nin müvekkilinin abisi ve şirketin müdürlüğünü yürüttüğünü, şirketteki kar paylarını ödemediğini ve şirket gelirlerini kendi kişisel tasarruflarına yönlendirdiğini, Kasım 1994'den itibaren de davacıyı şirkete ve işyerine sokmadığını, BK.nun 585/7 gereğince adi ortaklığın, TTK. nun 549/4. maddesi gereğince de limited şirketin haklı nedenlerle feshi şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, feshe ve fesih tarihine kadar oluşacak kar payı ve tasfiye sonucu elde edilecek gelirin tahsiline, ortaklık gelirleriyle elde edilen ve davalı Sebati adına tescil edilmiş taşınmazların tapularının iptaline ve müştereken tapuya yazımına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın konuları itibarıyla ayrı ayrı açılması gerektiğini, davacının ortak değil şirkette ücretli çalışan biri olup, şirkete ait kasadan yarım milyara yakın parayı alıp götürdüğünü, taşınmazların büyük bölümünün şirket kuruluşundan önce alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, gerçek kişi tarafların kardeş oldukları ve davacının şirkette ortak olmasına rağmen şirkete ait işyerine sokulmadığı, aralarında halen derdest tapu iptali davası bulunduğu, şirketin devamında taraflar açısından beklenen yarar kalmadığı gerekçesiyle, tefrik edilen tapu iptali davasında karar verilmesine yer olmadığına, adi ortaklığın feshine ortakların payına isabet eden 1.145.85.-YTL ortaklık payının ayrı ayrı ortaklara verilmesine, limited şirketin feshine, tasfiye memuru atanmasına ve memura aylık 300.-YTL ödenmesine, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalı Sebati arasındaki adi ortaklığın ve davalı şirketin haklı nedenlerle feshi ile tasfiye paylarının tespit ve tahsilini istemiştir.
HUMK. nun 43. maddesi gereğince davalıları farklı olan davaların birlikte açılabilmesi için borcun iştirak halinde bulunması veya müşterek bir işlem ile davalıların birlikte taahhüt altına girmiş bulunmaları ve davanın her biri hakkında aynı sebepten doğmuş bulunması gerekmektedir.
Somut olayda adi ortaklığın feshi davasının davalısı ile limited şirketin feshi davasının davalısı farklı olduğu gibi, davalılar arasında da yukarıda yasa hükmünde öngörülen birlikte dava açılması şartları da bulunmamaktadır.
Ayrıca her iki davanın konusu itibarıyla yargılama usulleri farklı olduğu gibi, adi ortaklığın tasfiyesi ile limited şirketin tasfiyesi farklı usul ve esaslara tabidir. Ayrıca HUMK. nun 45/3. maddesinde öngörülen bağlantı da söz konusu değildir.
O halde, aynı davada birlikte görülmesi mümkün olmayan davaların tefrikine karar verilmek gerekir iken birlikte görülmesi doğru bulunmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre tarafların vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA; 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraflar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir edilen 500.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 15.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy