(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 17) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 11. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.06.2005 tarih ve 2004/81-2005/525 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken ödemelerini aksatması nedeniyle üyelikten ihracına karar verildiğini, kooperatife yatırdığı bedelleri istemesine rağmen davalının ödemede bulunmadığını, başlatılan icra takibine karşı da haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucu takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ihraç tarihine kadar ödemesi gerektiği halde ödemediği aidat borçları için genel kurul kararı uyarınca hesaplanan gecikme faizinin davacı alacağından düşülmesi gerektiğini, ayrıca hesaplanan genel gider payının da düşülmesi sonucu davacının 2.067.161.767.-TL alacağı kaldığını, 12.05.2002 tarihli kooperatif olağan genel kurul toplantısında alınan karar uyarınca ayrılan üyelere ayrıldıkları tarihten itibaren üç yıl sonra ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın 6.278.445.767.-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, asıl alacağın % 40'ı olan 2.511.378.306.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına, fazlaya ait istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ayrılan ortağın davalı kooperatife yaptığı ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. Davalı kooperatif vekili yaptığı savunmada 12.05.2002 tarihli genel kurul toplantısında ayrılan ortaklara yapılacak ödemelerin üç yıl geciktirilmesine karar verildiğini belirtmiştir. Davacının 13.11.2002 tarihinde ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır, çekişme davacının ayrılma payının ödenmesinin Kooperatifler Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca ertelenmesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kooperatifin ödeme yeterliliği belirlenirken kısa vadeli borçları dikkate alınarak ödeme gücünün bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davalı taraf rapora itirazında davacının ihraç edildiği 2002 yılında davacının yanı sıra sayıları yüzü bulan başka üyelerin de kooperatiften ayrıldığını, üyelerin tümüne bir ay içinde ödeme yapılmasının kooperatifi zor durumda bırakacağını, bilirkişilerin ödemelerin ertelenmesi yönünde alınan karara aykırı görüşlerinin kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Davalı kooperatifin gerek 2002 gerekse 2003 tarihli genel kurul toplantılarında ödemelerin ertelenmesine karar verilmiştir. Raporda, kooperatifin davacıya borcunu ödeyebilecek gücünün bulunduğu, kooperatifin varlığının tehlikeye düşmesinin söz konusu olamayacağı belirtilmiş ise de yapılan hesaplamada kısa vadeli borçlar ile davacıya yapılacak ödeme yönünden değerlendirmede bulunulmuştur. Oysa ki mahkemece bilirkişilerden kooperatiften ayrılanların tümü birlikte değerlendirilmek suretiyle yapılacak ödemelerin kooperatifin varlığını tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği yönünde bir rapor alınarak sonucuna göre genel kurulun aldığı erteleme kararının yerinde olup olmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davalı kooperatifin ödeme gücünün bulunduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy