(6762 S. K. m. 4, 1066)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.07.2005 tarih ve 2004/751-2005/796 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan emtianın davalı tarafından İzmir'den Çin'e yapılan taşıması sırasında konteyner içindeki emtianın hasarlandığının belirlendiğini, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 2818.-USD'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, T.T.K.nun 1066. maddesine uygun bir şekilde yapılmış hasar ihbarının bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, konişmento uyarınca konteyner içine istif yükleme, sayım ve mühürlemenin gönderene ait olduğu, yük alıcısının tahliye işlemleri sırasında T.T.K.nun 1066. maddesi kapsamında bir ihbar ve tespit işlemi yapmadığı, taşıyanın sorumlu olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, deniz yolu ile yapılan taşıma sırasında sigortalı emtiada meydana gelen hasarın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. Değinilen Yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur'la İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, aynı husus 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı Kararla bir kez daha vurgulanmış ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Mahkemelerin görevi, temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından, mahkemece görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy