(6762 S. K. m. 435)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Haymana Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.06.2005 tarih ve 2004/292-2005/245 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin 2002 yılından beri faaliyetine son verdiğini, gerekli organlarını belirlemediğini, TTK. nun 435. maddesine göre bu durumda müvekkili bakanlığın fesih davası açmakla görevli olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketin bir kısım ortakları, ortakların bir kısmının yurt dışında olduğu için genel kurulun toplanamadığını, mahkemeden genel kurula çağrı izni için dava açtıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalı şirketin 17.07.2005 tarihinde genel kurulunun yapılacağının gazete ilanından anlaşılmasına göre, davanın konusu kalmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, organları belirlenemediği iddiasına dayalı olarak, anonim şirketin feshi istemine ilişkindir.
TTK. nun 435. maddesi göre, genel kurul toplanamaz ise, verilecek uygun süre içinde durum düzeltilmediği taktirde mahkemece, şirketin feshine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece davalı şirkete bu kapsamda süre verilmemiş ise de; şirket ortaklarınca bu davanın açılmasından kısa bir süre sonra, genel kurula çağrı izni için dava açılmış olup, bu husustaki eksiklik giderilmiştir. Ancak, mahkemece toplantının yapılması beklenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Bu durumda, mahkemece, genel kurulun toplanmasına ilişkin yayınlanan gazete ilanındaki sürenin geçmesi beklenerek, sonucuna göre, toplantının yapılması halinde davanın reddine, aksi halde ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu sürenin sonu beklenmeden, kanunda öngörülen şartın gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeden, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi doğru görülmemiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 23.11.2206 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy