(1086 S. K. m. 438) (3095 S. K. m. 1) ( 818 S. K. m. 55, 99, 100)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.11.2004 tarih ve 2003/1197 - 2004/984 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Caddebostan Şubesinde hem yatırım hesabı hem de vadeli hesabı bulunduğunu, 22.10.2002 tarihinde fon hesabından ödeme yapılmasını istediğini, fon ödemesi için saat geçtiğinden vadeli hesabından ödeme yapılmasının önerildiğini, vade bozularak hesabındaki 10.937.632.124.-TL'den havale edilen ve nakten teslim alınan meblağlar düşüldüğünde kalan 6.000.000.000.-TL'nin ertesi gün fon işlemleri başladığında fon hesabında daha önceden bulunan 5.012.000.000.-TL ile birleştirilerek yeni bir hesap açılacağının söylendiğini, mevcut hesap cüzdanına bu işlemin dökümünün banka çalışanı tarafından elle yazılıp paraflandığını, müvekkilinin bankaya duyduğu güven nedeniyle vadeli hesabının kapatılmasına dair dekontu imzaladığını, daha sonra yaptığı başvuruda bu paranın hesabında olmadığını ve şubedeki yolsuzlukları öğrendiğini, davalı bankanın mağduriyetini gidermediğini ileri sürerek 6.000.000.000.-TL'nin 22.10.2002 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya vadeli mevduat hesabındaki paranın ödenerek hesabın kapatıldığını, buna ilişkin tediye fişindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, bu belgenin aksinin ancak aynı mahiyette yazılı bir belge ile ispatlanabileceğini, bankanın resmi mührünü ve iki yetkili imzasını taşımayan tek imzalı hesap cüzdanındaki elle yazılı kayıtlara itibar edilemeyeceğini, eski personelin bazı yolsuzluklar yapmış olmasının davacının mücerret iddiasının doğruluğu sonucunu doğurmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 22.10.2002 tarihinde bankaya geldiğinde davacının işlemleriyle davalı banka şubesinde şef (yönetmen yardımcısı) olarak çalışan Dilek Dizdaroğlu'nun ilgilendiği, vadeli hesabında bulunan 10.937.632.124.-TL davacıya imzası karşılığında ödendikten sonra toplam 4.936.723.500.-TL'lik havale ve nakit ödeme dışında kalan 6.000.908.624.-TL ile yatırım fonu alınması hususunda hesap cüzdanına bu banka görevlisince elle not düşüldüğü halde banka kayıtlarında herhangi bir işlem yapılmadığı, usulsüz işlem sonucu bu miktarın banka görevlisinin zimmetinde kaldığı, davalı bankanın kendi genelgelerine aykırı işlemler yapan elemanının aylarca süren yetki dışı tahsilat ve tediyelerine göz yumarak idari ve hukuki önlemler almamış olması nedeniyle BK.nun 55, 100 ve 99/2 nci maddeleri uyarınca hesap cüzdanına kalan miktar olarak yazılan 6.000.000.000.-TL'nin davacıya ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 6.000.000.000.-TL'nin 22.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek %60 ve değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5230 sayılı Pamukbank T.A.Ş.nin Türkiye Halk Bankası A.Ş.ne Devri ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca 4603 sayılı Kanuna tabi bankalarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak davalarda yargı harcından muafiyet getirilmiş olup, 4603 sayılı Kanun kapsamındaki bankalardan olan T.C. Ziraat Bankası'nın anılan yasa maddesi uyarınca mahkemeler nezdinde açtıkları veya açacakları davalarda harçtan muafiyeti bulunup, aleyhine açılmış veya açılacak davalarda yargı harçlarından muaf bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece 6.000.000.000.-TL'nin 22.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek %60 ve değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa bu tarihte 3095 sayılı yasanın 1. maddesi gereğince uygulanması gereken kanuni faiz oranı %55'dir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden HUMK.nun 438/7 nci madde ve fıkrası uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın Hüküm bölümünün 1 nolu bendinde yer alan %60 ibaresi çıkarılarak yerine %55 ibaresinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, davalı Hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 06.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy