(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Malatya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.04.2005 tarih ve 2004/193-2005/227 sayılı kararın Yargıtay incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.02.2007 gününde davacı avukatı Betül Dabak ile davalı avukatı Gülderen Şahin gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile Ağaçlandırma ve Erozyon Başmühendisliği arasında maaş ödemeleri hususunda 26.01.2001 tarihli, 4 yıl süreli protokol imzalandığını, ancak adı geçen kurumun adını değiştirerek mevcut çalışanlarına 23 personel ilave ederek İl ve Çevre Orman Müdürlüğü altında yeni bir yapı oluşturulduğunu, müvekkilinin, kurumun protokolü yok sayarak Kasım 2003 tarihinde başka bir banka ile anlaştığını öğrendiğini, 26.01.2005 tarihine kadar bağlayıcı olan protokolün haklı neden olmadan feshedilmesi nedeniyle müvekkilin tazminat talep hakkı bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik sözleşmenin E maddesi gereğince 51.920.625.000. TL'nin 01.11.2003 tarihiden itibaren, davacı bankanın uğradığı zarar nedeniyle şimdilik 1.000.000.000. TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bahsi geçen protokolün resmi prosedür izlenerek Bakanlık ile yapılmadığını, 3800 sayılı Kanun ile kurulan Orman Bakanlığı'nın kapatılmasından sonra dava konusu sözleşmenin tarafı olan Malatya Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Başmühendisliği'nin görev ve yetkilerinin de Bakanlar Kurulu Kararı ile sona erdiğini, davacı banka ile yapılmış olan protokolün yeni İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nü bağlayıcı olmayacağını savunarak, davanın reddin istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ile daha önceden Malatya'da faaliyet gösteren Malatya Ağaçlandırma ve Erozyon Başmühendisliği arasında bu idari birimin personelinin maaşlarının ödenmesi konusunda 26.01.2001 tarihli protokol imzalandığı, sözleşmenin 4 yıl süreli olup 4856 sayılı Yasa ile Orman Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı'nın birleştirilmesi sonucu davacı banka ile sözleşme yapan kurulun lağvedilerek Çevre ve Orman Bakanlığı Malatya İl Müdürlüğü bünyesine katıldığı, 07.05.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4856 sayılı Yasa ve Bakanlar Kurulu'nun 22.07.2003 tarih ve 2003/5970 sayılı kararının 2. maddesi ile 3 no'lu listede bulunan tüm müdürlüklerle birlikte davacı banka ile protokol yapan kurumun da kapatıldığı, davacının yapmış olduğu sözleşmenin karşı tarafının kamu tüzel kişisi olduğunu ve sözleşme sonucunda karşı tarafa borç yükleyecek işlemlerin yasalar çerçevesinde yapılması gerektiğini bilmesi gerektiği, taraflar arasındaki protokolün davalı kamu tüzel kişisi açısından yasalara uygun olmayan bir sözleşme olduğu, ayrıca 4856 sayılı Yasa Sözleşmesinin kendiliğinden ifa imkansızlığının doğduğu, o nedenle cezai şart olarak ortaya konulan protokoldeki ilgili hükmün uygulama imkanının ortadan kalktığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı banka ile davaya konu sözleşmeyi kurumu adına imzalayan devlet memurlarının, açık ve özel bir yetki verilmedikçe kurumları aleyhine cezai şart ödeneceğine dair sözleşme hükmünü kabul yetkileri bulunmamasına ve bu nedenle davacı tarafın sözleşmede yazılı cezai şartı davalı taraftan isteyemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 500.00. YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.90. YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy