(6762 S. K. m. 785/1) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A. Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.09.2004 tarih ve 2002/791 - 2004/519 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, davalının taşınmasını üstlendiği kontör yükleme kartlarını adreslerine ulaştırmadığını, başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her iki davanın kısmen kabulüne ve % 40 icra-inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma konusu eşyanın alıcısına ulaştırılmaması üzerine taşıma sözleşmesinden doğan tazminat alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hükme esas bilirkişi raporuna, davalı vekilince kayıp kargo içeriği mallara ilişkin olarak kayıp nedeniyle KDV ödemekten kaçınma olanağının muhasebe tekniği bakımından bulunduğu yolunda itirazda bulunulduğu halde, mahkemece, bu itiraz üzerinde durulmaması doğru olmamıştır.
Öte yandan, hükme esas bilirkişi raporunda tazminat, TIK.nun 785/1 nci madde hükmü uyarınca, taşıyıcıya bildirilen ve onun tarafından kabul edilen irsaliyeli faturalar üzerindeki bedel olarak hesaplanmış olup, mahkemece, bu bedelin likit olduğu sonucuna varılmıştır. Oysa, davaya konu olay tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve tazmini gerekecek bedel mahkemece saptanması gerekeceğinden, tazminat alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımadığı kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında, İİK.nun 67 nci maddesi hükmündeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın İcra-inkar tazminat talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı veki linin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy