(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.04.2005 tarih ve 2002/723 - 2005/194 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Betoya A.Ş.ne kredi kullandırdığını, diğer davalıların borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, müşterek keşide ettiği teminat mektubundan dolayı komisyon borcu ve 80.996.293.746.-TL mektup borcunun tahsili için gönderilen ihtarnameye rağmen, davalıların ödeme yapmadığını ve mektup bedelini depo etmediğini, müvekkili bankanın sözleşmeye göre teminat bedelini dilediği zaman depo edilmesini talep yetkisinin bulunduğunu ileri sürerek, 454.474.888.-TL teminat mektubu komisyon bedelinin faiziyle tahsilini, mektupların toplamı olan 80.996.293.746.-TL açılacak faizsiz bir hesapta depo edilmek üzere davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, komisyon borcunu ödediklerini, mektup bedellerinden fazla banka lehine ipotek verdiklerini, mektupların bu nedenle teminatı olduğu, banka aleyhine herhangi bir risk bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen sonraki bilirkişi kurulu raporuna göre, komisyon borcunun ihtarname üzerine davadan önce ödendiği, banka lehine ayrıca verilen ipotek değerlerinin mektup bedelleri toplamından fazla olduğu, kredi borcu dışında bir borcu için verilmediği, buna rağmen depo istenebileceğine dair özel bir hükmün sözleşmede bulunmadığı, bankanın istediği anda ipotekleri paraya çevirebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve komisyon bedelinin tahsili isteminin reddinde dosya kapsamına göre bir usulsüzlük bulunmamasına nazaran, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer bir bölüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının diğer istemi, genel kredi sözleşmesine dayalı teminat mektubu bedelinin depo edilmesine ilişkindir.
Mahkemece, gerek asıl borçlu, gerekse müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı olan davalılar hakkında davanın aynı yazılı gerekçelerle, reddine karar verilmiştir.
Oysa, Genel Kredi Sözleşmesinin 7 nci maddesinde, bankanın dilediği anda, teminat mektupları tutarlarının nakten ve def'aten faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmek üzere depo edilmesini isteme hakkı, davalılarca peşinen kabul edilmiş bulunmaktadır. Ticari işlerde riskin doğmasına tehlikenin sezilmesi halinde bunun sebebini açıklamanın çoğu zaman ilgili kişileri ekonomik tehlikeye maruz bırakması nedeniyle sakıncalı da olduğundan, davacı bankanın depo isteminin M.K. nun 2 nci maddesine aykırı bir davranış sayılması mümkün değildir. Teminat mektup bedellerinin ayrıca ipotek altına aldırılması halinde, depo isteminde bulunulmayacağına ilişkin sözleşmede bir hüküm bulunmadığına göre, ipoteğin varlığına rağmen davacının depo isteminde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Dairemiz'in yerleşik görüşü uyarınca, teminat mektubu bedelinin bankaca depo edilmesinin her zaman istenebileceği hükmünü içeren sözleşmeyi imzalayarak bu hususu aynen kabul etmiş olan kefiller dahi sorumlu olup, bu hükmün, davaya konu teminat mektupları bedelinin sözleşmedeki limitin altında kalması durumunda davalılardan müşterek borçlu ve müteselsil kefil olanları da bağlayacağı kuşkusuzdur.
O halde, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer bir bölüm temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 27.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy