(1163 S. K. m. 23) (818 S. K. m. 62)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.03.2004 tarih ve 2002/211 - 2004/91 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin (5.000.000.000.-) TL bedel ödeyerek davalı kooperatiften konut satın aldığını, bu sözleşme ile müvekkilinden satış bedelinin hacrinde hiçbir ödeme talebinde bulunulmayacağının kararlaştırıldığını, davalı kooperatifçe buna rağmen (910.000.000.-) TL ödenmemesi halinde tapusunun verilmeyeceğinin bildirilmesi üzerine, müvekkilce anılan meblağın ödenmek zorundu kalındığını ileri sürerek, (910.000.000.-) TL.nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili kooperatiften daire satın alarak ortak olan davacıdan tahsil edilen paranın, 22.07.2001 tarihli genel kurul kararına dayandığını, çevre düzenlemesine ilişkin bu paranın anılan genel kurul kararı kesinleştiğinden iadesinin istenemeyeceğini, müvekkili Celal'e husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 13.01.2000 tarihli sözleşme ile kooperatife ait dava konusu konutu, satım bedeli dışında ücret, aidat vs. talep edilmemesi koşuluyla satın aldığı, 20.01.2000 tarihli yönetim kurulu kararıyla ortaklığa kabul edildiği, 22.09.2001 tarihli yönetim kurulu kararı ile de hissesini dava dışı Secat Yaşar'a devrederek ortaklığının sona erdiği, davacının bu tarihe kadar olan (285.000.000.-) TL aidat borcundan sorumlu olup kalan aidatın Secat'tan tahsilinin gerektiği halde davacıdan (910.000.000.-) TL tahsil edildiği, davalı kooperatif başkanı Celal'in şahsi sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Celal hakkındaki davanın reddine, kooperatif hakkındaki davanın kısmen kabulü ile (625.000.000.-) TL.nin temerrüt faiziyle birlikte kooperatiften tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatife ödenen meblağın istirdadı istemine ilişkindir.
Dairemiz'in uygulamasına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23 üncü maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olduklarından, yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği taktirde bu hususu genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması veya genel kurulun yapılan uygulamayı benimsemiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, sabit veya peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın, (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam edecektir. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğuna engel değildir.
Somut uyuşmazlıkta ise, davacının peşin aidat ödemek suretiyle ortak olmasına ilişkin 13.01.2000 tarihli sözleşme, davalı kooperatif adına diğer davalı kooperatif başkanı tarafından imzalanmış, sabit aidat ödemeli ortaklığın kabulü için yukarıda açıklanan usule uyulduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda davacının hem aidat hem de genel gider niteliğindeki çevre düzenlemesi borcundan sorumlu olması gerekecektir. Davacı, 22.09.2001 tarihi itibariyle ortaklığını devrettiğine göre, Eylül 2001 aidatından da sorumlu olacaktır.
Kaldı ki BK.nun 62 nci maddesi uyarınca, borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse, hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe, onu istirdat edemez. Davacı da kendi isteğiyle borcunu ödediğine göre, istirdat isteminde bulunamayacaktır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının 22.07.2001 tarihli genel kurul toplantısında kararlaştırılan toplam (910.000.000.-)TL tutarındaki çevre düzenlemesi gideri ile Temmuz, Ağustos ve Eylül 2001 ayları aidatlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy