(5846 S. K. m. 1, 2, 68, 70, 83) (1086 S. K. m. 76)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.06.2005 tarih ve 2004/790-2005/159 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.02.2007 gününde davalı avukatı Hasan Çiçek gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilince üniversite adaylarının tercihlerine yardımcı olmak amacıyla meydana getirilen ve Tercih Robotu adı altında tescil ettirilen yazılım eserinin davalı tarafından izinsiz kullanıldığını ileri sürerek, FSEK'nin 68. maddesi uyarınca sözleşme yapılması halinde istenebilecek bedelin üç katı (6) milyar TL. maddi ve (5) milyar TL. manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince farklı bir yazılım kullanıldığını Tercih Robotu ibaresinin davacının tescilli markası olduğunu öğrenilince derhal web sitesinden çıkarıldığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasını FSEK. hükümlerine dayandırdığı, tescilli markanın kullanılmasının eserden izinsiz yararlanma anlamına gelmediği, davacının yazılımının FSEK hükümlerine göre eser olma koşullarını taşıması halinde farklı markalar kullanılsa veya davacı markası hükümsüz hale gelse dahi eser olarak korunmaya devam edeceği, ancak, yazılımlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını istemeyen davacının yazılımının eser olduğu ve eser sahipliği haklarının ihlal edildiği iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, aynı zamanda marka olarak da tescil ettirdiği ve kendisine ait bilgisayar programının adı olan Tercih Robotu ibaresinin, davalı tarafça yazılımı yaptırılan bilgisayar programının da adı olarak kullanılması sonucu yaratılan iltibas nedeniyle, eser niteliğindeki bilgisayar programından elde edebileceği gelirden yoksun kalıp, müşteri kayıpları yaşadığını öne sürerek FSEK.nun 68/1. ve 70/1. maddeleri uyarınca maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı yazılımının davalı tarafça izinsiz kopyalandığı iddiasına dayalı olduğu ve davacının bilgisayar programlarının yazılımları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını istemeyerek yazılımının eser ve kendisinin de eser sahibi olduğunu kanıtlayamadığından tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de bu görüş isabetli değildir.
HUMK. nun 74. maddesi uyarınca hukuki sebebin tayini hakime aittir.
Davacı vekili yargılama sırasında, davalıya ait yazılımın kodlarının kendi yazılımının kopyası olup olmadığının bir önemi bulunmadığını, talebinin; eser adının haksız bir şekilde ve izinsiz olarak kullanılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine yönelik olduğunu, bu nedenle de taraf yazılımlarının karşılaştırılması için bilirkişi incelemesine gerek bulunmadığını belirtmiştir. Davalı vekili de, kendilerine ait bilgisayar programında farklı bir yazılımın kullanıldığını ve dava konusu Tercih Robotu adının umuma ait ve ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğunu savunmuştur.
Tarafların yukarıda açıklanan iddia ve savunmaları itibariyle, davacının iddiası; Tercih Robotu ibaresinin haksız bir şekilde davalıya ait yazılımın adı olarak kullanılması suretiyle FSEK.nun 83. maddesine göre yaratılan haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir.
FSEK.nun 83. maddesine göre, eser adının iltibasa meydan verecek surette ve haksız olarak diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanıldığı iddiasına dayalı haksız rekabete dayalı tazminat davasında, davacı tarafça davalıya ait yazılımın kopya olduğu veya bağımsız bir eser niteliği taşımadığı yönünde bir talep de ileri sürülmediğine göre, tarafların bilgisayar program kodlarının aynı olup olmadıklarının karşılaştırması için bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu değildir. Ancak, böyle bir iddianın dinlenebilmesi için de davacıya ait yazılımın eser olup olmadığının mahkemece re'sen araştırılması gerekir.
Davacı vekili, yargılama sırasında kendi bilgisayar programının yazılım kodlarını mahkemeye sunmuştur.
Bu durumda, davacıya ait bilgisayar programının FSEK.nun 1/B ve 2/1. maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olup olmadığı hususu, davacının tercihine bırakılmaksızın, mahkemece re'sen yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenerek; davacı yazılımı eser vasfında ise uyuşmazlığın FSEK.nun 83. maddesi çerçevesinde değerlendirilip bir çözüme kavuşturulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu iddianın kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı taraf duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy